Bursa
Az Bulutlu
29.4°
Gündem Bursa

Tır dorsesinde 7 kaçak göçmen yakalandı: Mahkeme şoförün savunmasını hayatın olağan akışına aykırı buldu

2026.08.27 10:07 Son Güncellenme: 2026.08.27 10:08 - GÜNDEM

Türkiye merkezli uluslararası taşımacılık şirketine ait tırda İngiltere'de 7 kaçak göçmen yakalanmasının ardından başlayan ve yıllarca süren davada Bölge Adliye Mahkemesi son noktayı koydu. Tır şoförü N.G.'nin, göçmenlerin "dorsenin delinmesi sonucu içeri girdikleri" yönündeki savunmasını hayatın olağan akışına aykırı bulan mahkeme, 7 kişinin kapalı dorsede şoförün bilgisi ve rızası olmadan saklanmasının güç olduğunu değerlendirdi. Mahkeme, şoförün kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine vardı.

Tır dorsesinde 7 kaçak göçmen yakalandı: Mahkeme şoförün savunmasını hayatın olağan akışına aykırı buldu

 Uluslararası taşımacılık alanında Türkiye merkezli faaliyet gösteren bir lojistik şirketinin tırında 7 kaçak göçmenin yakalanması, şirket ile tır şoförü arasında uzun yıllar sürecek hukuki sürecin başlamasına neden oldu.

Uluslararası nakliyat şirketinde şoför olarak çalışan N.G.'nin kullandığı tır, İngiltere'de güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Tırın dorsesinde yapılan aramada 7 kaçak göçmen yakalandı.

Olay İngiliz polis departmanı tarafından tutanak altına alınırken, şirkete de on binlerce euro idari para cezası uygulandı.

N.G.'nin olayın ardından tırı limanda terk ederek kaçtığı belirtildi. Şirket ise göçmen kaçakçılığına karıştığı iddiasıyla şoförün işine son verdi.

Şoför şirkete dava açtı

İşten çıkarılan N.G., İş Mahkemesi'ne başvurarak iş sözleşmesinin işveren vekili tarafından sözlü olarak sona erdirildiğini iddia etti.

Şoför; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının şirketten tahsil edilmesini talep etti.

Buna karşılık şirket avukatı da karşı dava açtı.

Şirket, N.G.'nin kullandığı tırla 7 kişiyi yasa dışı yollarla İngiltere'ye geçirmeye çalıştığının İngiltere makamları tarafından tespit edilerek tutanak altına alındığını belirtti.

Şirket avukatı ayrıca şoförün şirkete haber vermeden aracı Trieste Limanı'nda terk ederek kaçtığını ileri sürdü.

Şirket: "Şoför iletişim kurmayı kabul etmedi"

Şirket tarafından mahkemeye sunulan savunmada, N.G. ile hem yurt dışındayken hem de Türkiye'ye döndükten sonra görüşülmek istendiği ancak şoförün bu talebi kabul etmediği ve şirketle iletişim kurmadığı belirtildi.

Şirket, şoförün doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davranışlarının kurumu zarara uğrattığını, şirket aracını terk ederek kaçtığını ve sonrasında yaşananlarla ilgili açıklama yapmak üzere şirkete gelmediğini savundu.

Bu gerekçelerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ileri sürüldü.

İş Mahkemesi şoförü haklı buldu

Davaya bakan İş Mahkemesi ise şoför lehine karar verdi.

Mahkeme, N.G.'ye kaçak göçmenlerle ilgili eğitim verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını belirtti. Şoförün "Araç Güvenliği ve Kaçak Göçmenlik Tedbirleri ile İlgili Şirket Kuralları" başlıklı belgeyi imzalamış olmasının da tek başına kusurlu kabul edilmesi için yeterli olmadığına hükmetti.

Mahkeme, kaçak göçmenlerin N.G.'nin kullandığı araca binmesinde şoförün kusurunun bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul etti.

Birleşen davanın ise reddine karar verildi.

Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı yeniden değerlendirdi

İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı-karşı ve birleşen davada davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusu yapıldı.

Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinin dosya kapsamı ve olayın hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı sonucuna vardı.

Kararda, ilk derece mahkemesinin göçmenlerin araca ne şekilde girdiğine ve şoförün yardımıyla araca bindiklerine ilişkin doğrudan delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmesine dikkat çekildi. Şoföre kaçak göçmenlerle ilgili yeterli eğitim verildiğinin de ispatlanamadığı ve şirket kurallarının imzalanmasının tek başına kusur oluşturmayacağı belirtildi.

Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, olayın fiziksel koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

"Dorsenin delindiğine ilişkin tespit yok"

Mahkeme kararında, dosyada dorse kapısının kırıldığına veya dorsenin herhangi bir yerinin delindiğine ilişkin bir tespit bulunmadığına dikkat çekildi.

Kararda, kapalı bir dorsede 7 kaçak göçmenin kendiliğinden saklanmasının güçlüğü ile aracın bütünlüğüne ilişkin teknik gerçeklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Bölge Adliye Mahkemesi, bu koşullar dikkate alındığında göçmenlerin dorseye şoförün bilgisi ve rızası dahilinde alınmış olduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Şoförün kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmedildi

Mahkeme, göçmenlerin dorseye giriş şekline ilişkin hayatın olağan akışından çıkan sonuç ile şoförün kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesini birlikte değerlendirdi.

Kararda, şoförün tazminat sorumluluğunu doğuracak kusurunun sabit olduğu belirtildi.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin birleşen davayı reddetmesini hatalı bularak kararın bozulması gerektiğine hükmetti.

Böylece yıllardır devam eden davada, 7 kaçak göçmenin kapalı tır dorsesinde şoförün bilgisi ve rızası olmadan bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki mahkeme değerlendirmesi davanın seyrini değiştirdi.