Arınç: "İsrail’in yaptığı ne büyük zulümdür"
2014.07.12 23:30
Son Güncellenme: 2014.07.12 23:30
-
BURSA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Bu ne büyük acıdır. İsrail’in yaptığı bu ne büyük zulümdür' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, uzak coğrafyadaki Müslümanların bomba altında iftar yaptığını ifade ederek, “Kan dökülüyor, insanlar gözyaşı döküyorlar. Kucaklarında çocuklarını toprağa kendi elleriyle veriyorlar. Bu ne büyük acıdır. İsrail’in yaptığı bu ne büyük zulümdür. Sadece İsrail değil, üstelik adına İslam kelimesini koyup insanları katleden, İslam’a zarar veren başkalarının yaptığı bundan farklı mı? Onlar da aynı. Allah Müslümanları bu zulümden kurtarsın. Allah milletimize de bütün İslam alemine de birlik ve düzenlik versin. Tez zamanda bugünden itibaren Rabbim oradaki insanlarımızı bu zulümden kurtarsın. Musul’daki konsolosluk görevlerimizden acı ve ıstırap yaşayan tüm masum kardeşlerime Rabbimden kurtuluş diliyorum” dedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, ilk olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yetimlere verdiği iftar programına, ardından da Bursa Valiliği'nin düzenlediği programına katıldı. Burada konuşma yapan Arınç, “Sayın valimiz nazik ve kibar bir insan. Belki söyleyemedi ama içinde bir şey kalmasın diye birkaç cümle söylemek istiyorum. Bu akşam bana Bursa’dan 20’den fazla iftar daveti geldi. Ama ancak iki tanesine gidiyorum. Bir tanesine iftar öncesi, bir tanesine de iftarda gittim. İki tane siyasi parti bu akşam bir iftar tertiplemişler. Cumhurbaşkanlığı adaylarımızdan değerli bir kişi Bursa’ya gelmiş, onun iftarının bulunduğu bir akşamda böyle bir iftarın yapılmasından dolayı sayın valimizi üzmüşler, bir bildiri yayınlamışlar, beyanat vermişler. Sen nasıl olur da bizim iftarımızın olduğu akşam herhalde maksatlı olarak Başbakan Yardımcısını buraya getirdin yetimlere iftar veriyorsun. Valilik iftarından haberleri yok bereket. Yetimlere iftarı Bursa Büyükşehir Belediyemiz veriyor ama sevabıyla günahıyla sayın valimizin üzerine yüklenmiş. Arkadaşlar bu çok kötü bir alınganlık, bunun temeli yok. Yani arkadaşlarımız bir iftar tertipleyecekler diye Bursa’daki bütün iftarlara bu akşam son mu diyeceğiz. İftar daveti yapanlara sizde mi kötü niyetlisiniz ne işiniz var kardeşim Osmangazi’de, Yıldırım’da iftar tertipleyip, bizim yolumuzu kesiyorsunuz demeye kimin hakkı var. Valiliğimizin iftarının davetlileri bellidir, hiçbirinize kapıda yoklama yapıldı mı? İsteyen gelir, istemeyen gelmez. Ama çok şükür burada binden fazla davetli var. İnanın bu akşam kim davet yaptıysa hepsinin sofrası dolmuştur. Bursa bereketli bir yer, her sofranın müşterisi var. Niye üzülüyorsunuz kardeşim, sizin davetinize de ben inanıyorum ki bu akşam yüzlerce insan gitmiştir. O değerli insanı dinlemek ve tanımak istemiştir. Kimseye kıskançlık yapacak halimiz yok. Biz senin iftarına karışmıyoruz da sen niye bizim iftarımıza karışıp ta sayın valimizi üzüyorsun. Ayıp değil mi? Umardım mahcup olurlar. Hani yazılı bildiri falan yayınlamışlar. Sayın valimizi partizanlıkla suçluyorlar. Bu ilk defa olan bir şey değil ki. Daha Ramazan gelmeden önce sayın valimiz, sayın başbakan yardımcım böyle bir şey var, ne olur ajandanızdan bir gün yapın da bana bildirin dedi. Ben de bugünü bildirdim. Aslında siz bize sormalıydınız ki siz iftar yapacaksanız biz başka bir gün yapalım diye. Bu bize düşmez size düşerdi. Ama o da saçma olurdu. Kimsenin kimseye sorma hakkı yok ki. İsteyen istediği akşam iftarını yapar. Afiyet olsun, dualarına amin deriz. Kim katıldı kim katılmadı bunun hesabını tutmayız. Gelene de eyvallah, başka bir vesileyle fırsat olmamıştır gelmeyene de teşekkür. Ben bunu Bursa’da ilk defa görüyorum. Neden bu alınganlık, neden bu hırçınlık? Türkiye’nin en başarılı idarecilerinden olan valimizi niçin eleştiriyorsunuz. Bursa misafirperver bir şehirdir. Bursa’ya kim gelmişse bütün Bursalılar ona hoş geldin derler” diye konuştu.
Filistin’deki olaylarla ilgili de konuşan Arınç, “Biz burada çok şükür iftar soframızda neşe içindeyiz. Ama bizim coğrafyamızdan uzaklara kadar Müslümanlar bombaların altında. Kan dökülüyor, insanlar göz yaşı döküyorlar. Kucaklarında çocuklarını toprağa kendi elleriyle veriyorlar. Bu ne büyük acıdır. İsrail’in yaptığı bu ne büyük zulümdür. Sadece İsrail değil, üstelik adına İslam kelimesini koyup insanları katleden, İslam’a zarar veren başkalarının yaptığı bundan farklı mı? Onlar da aynı. Allah Müslümanları bu zulümden kurtarsın. Allah milletimize de bütün İslam alemine de birlik ve düzenlik versin. Tez zamanda bugünden itibaren Rabbim oradaki insanlarımızı bu zulümden kurtarsın. Musul’daki konsolosluk görevlerimizden acı ve ıstırap yaşan tüm masum kardeşlerime Rabbimden kurtuluş diliyorum” dedi.