Bursa
Puslu
15.5°
Gündem Bursa

Uzmanlar uyardı Bursa'nın 7 şiddetinde deprem üretecek fay sistemi var

2026.10.26 09:31 Son Güncellenme: 2026.10.26 09:31 - BURSA

Bursa'nın deprem geçmişi ve gelecekte karşı karşıya kalabileceği tehlikeler, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen bilimsel panelde ele alındı. Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası boyunca uzanan yaklaşık 94 kilometrelik bir fay sistemi tespit ettiklerini açıkladı. Söz konusu sistemin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirten Seyitoğlu, 1855 yılındaki depremlerde fayın yaklaşık yarısının kırılmış olabileceğini, diğer bazı kesimlerin ise kırılmamış göründüğünü söyledi. Uzmanlar, tarihi deprem kayıtlarının incelenmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve kent planlamasında bilimsel verilerin esas alınması gerektiğine dikkat çekti.

Uzmanlar uyardı Bursa'nın 7 şiddetinde deprem üretecek fay sistemi var


Bursa'da deprem tehlikesi, kentin tarihsel geçmişi ve jeolojik yapısı üzerinden yeniden gündeme taşındı. Osmangazi Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen panelde, uzman akademisyenler Bursa ve çevresindeki fay sistemlerine ilişkin araştırmalarını paylaşarak deprem riskine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde gerçekleştirilen program, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği'nin katkılarıyla düzenlendi.

Panelde özellikle Bursa Ovası'nı boydan boya geçtiği belirtilen fay sistemi ve 1855 yılında kentte büyük yıkıma neden olan depremler üzerinde duruldu.

"Bursa'da 7 büyüklüğünde deprem üretebilecek fay sistemi var"

Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa'nın deprem tehlikesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Diri Fay Haritası'nda yer alan faylarla kendi araştırmalarında belirledikleri yapılar arasında farklılıklar bulunduğunu ifade eden Seyitoğlu, Bursa Ovası boyunca uzanan yaklaşık 94 kilometrelik bir fay sistemi tespit ettiklerini söyledi.

Seyitoğlu, "Bizim tespit ettiğimiz fay, tüm Bursa Ovası'nı boydan boya geçen bir fay. Bu fayın uzunluğu yaklaşık 94 kilometreyi buluyor" dedi.

Söz konusu fayın geçmişte meydana gelen depremlerle ilişkisini de değerlendiren Seyitoğlu, 1855 yılında Bursa'da yaşanan iki büyük depremde sistemin yaklaşık yarısının kırılmış olabileceğini belirtti.

Tarihi hasar kayıtlarının incelenmesiyle Susurluk'tan Kestel'e uzanan fay kesimlerinde kırılma meydana gelmiş olabileceğinin değerlendirildiğini aktaran Seyitoğlu, Kestel'den Yenişehir Ovası'nın iç kesimlerine uzanan bölümün ise 1855 yılında kırılmamış göründüğünü ifade etti.

Bu değerlendirmelerin bilimsel araştırmalara dayalı yorumlar olduğunu belirten Seyitoğlu, fay üzerindeki hareketlerin ve biriken gerilmenin incelenmesinin deprem tehlikesini anlamak açısından önemli olduğunu vurguladı.

"Deprem gerçekleşmeden önce fayın yerini biliyoruz"

Fay hatlarının yıllık hareket miktarlarının deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde kullanıldığını anlatan Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa'daki fay sisteminin büyük bir deprem oluşturabilecek özellikler taşıdığını ifade etti.

Seyitoğlu, "Buna göre, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemimiz var. Üstelik bu fay, ovanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanıyor" dedi.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde ovaları boydan boya geçen faylar bulunduğunu ancak bazılarının büyük depremlerin ardından daha belirgin şekilde ortaya çıktığını hatırlatan Seyitoğlu, Bursa'da ise araştırmalar sayesinde önemli bir bilgiye önceden ulaşıldığını söyledi.

"Bursa'nın avantajı ise deprem gerçekleşmeden önce fayın ovanın içinde bulunduğunu biliyor olmamız. Bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Uzmanın açıklamaları, belirli bir tarihte deprem meydana geleceğine ilişkin bir tahmin içermiyor. Değerlendirmeler, bölgedeki fay sisteminin deprem üretme potansiyeline ve buna karşı hazırlık yapılması gerektiğine odaklanıyor.

1855 Bursa depreminin yıkımı yeniden hatırlatıldı

Panel kapsamında Bursa'nın tarih boyunca yaşadığı büyük depremler de ele alındı.

Konuşmalar öncesinde gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında meydana gelen depremlerin kentte yol açtığı yıkım canlandırıldı.

Tarihi yapıların ve yerleşim alanlarının gördüğü zararı konu alan gösterimle, Bursa'nın deprem geçmişinden çıkarılabilecek derslere dikkat çekildi.

Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Karahancı da "Gökmenzade'nin İşaretnüması'nda 1855 Depremi" başlıklı sunumunda, kentin deprem geçmişinin anlaşılmasına katkı sağlayan tarihi kaynakları değerlendirdi.

"1900 yılından önceki depremleri tarihi kayıtlardan öğreniyoruz"

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, deprem araştırmalarında tarihsel belgelerin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Deprem incelemelerinde 1900 yılı öncesinin genel olarak tarihsel dönem, sonrasının ise aletsel dönem olarak ele alındığını anlatan Yıldız, eski depremlerin anlaşılabilmesi için yazılı kaynakların incelenmesi gerektiğini söyledi.

Yıldız, modern ölçüm cihazlarından elde edilen verilerle günümüzde depremlerin büyüklüğü, derinliği ve etki alanının belirlenebildiğini, geçmişte ise bu tür ölçümlerin bulunmadığını ifade etti.

Tarihi kitabeler, dönem kaynakları ve araştırmaların geçmiş depremlerin etkilerini ortaya koymak açısından önemli bilgiler sunduğunu belirten Yıldız, bu verilerin Bursa'nın deprem tehlikesinin değerlendirilmesine katkı sağladığını kaydetti.

"Fay hatlarını değiştiremeyiz, depreme hazırlanmalıyız"

UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, "Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihi Bir Perspektif" başlıklı sunumunda kentin mimari gelişimi ile depremler arasındaki ilişkiyi ele aldı.

Deprem konusunun farklı bilim dallarının ortak çalışmasıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dostoğlu, yapı güvenliği ve kent planlamasının önemine dikkat çekti.

Dostoğlu, "Fay hatlarını değiştirme gibi bir lüksümüz olmadığı için depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Tarihte yaşanan depremlerin etkilerinden ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Dostoğlu, amaçlarının olası depremlerde can ve mal kaybını en aza indirecek önlemlerin tartışılmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi.

Bursa'nın jeolojik mirası da değerlendirildi

Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı ise "İnsan Yerleşimleri, Doğal Kaynaklar ve Jeolojik Miras" başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Bursa'nın jeolojik miras bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kazancı, fosillerin, kayaçların, minerallerin ve yer şekillerinin jeolojik geçmişe ilişkin değerli bilgiler sunduğunu ifade etti.

Kentteki jeolojik mirasın temel özelliklerinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu anlatan Kazancı, bu bilgilerin korunması ve değerlendirilmesinde yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü söyledi.

Kazancı, organizasyona katkı sunan Osmangazi Belediyesi'ne teşekkür ederek bilimsel çalışmaların devam etmesi temennisinde bulundu.

Osmangazi Belediyesi: "Bilimi ve aklı ön planda tutuyoruz"

Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu, Bursa'nın fethinin 700. yılı dolayısıyla hazırlanan etkinliklerin yalnızca kültürel programlarla sınırlı tutulmadığını belirtti.

Bilimsel çalışmaların da yıl boyunca düzenlenen etkinliklerin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Tonaroğlu, kentin geleceğine katkı sunacak programlar gerçekleştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Tonaroğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'ın göreve geldiği günden itibaren bilim ve aklı önceleyen çalışmalara önem verdiğini belirterek deprem panelinin de bu anlayış doğrultusunda düzenlendiğini kaydetti.

Bursa'nın deprem geleceği için bilimsel hazırlık vurgusu

Jeolojik Mirası Koruma Derneği Üyesi Prof. Dr. Hükmü Orhan'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Bursa'nın deprem geçmişinin yalnızca tarihi bir konu olmadığı, gelecekte yapılacak kent planlaması açısından da önemli veriler sunduğu vurgulandı.

Uzmanlar, fay sistemlerinin ayrıntılı araştırılması, yapı güvenliğinin değerlendirilmesi, tarihi ve jeolojik verilerin dikkate alınması ve toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Program, Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında kentin geçmişinden elde edilen bilgilerin gelecekteki afet hazırlıklarına katkı sağlaması çağrısıyla tamamlandı.