Bursa
Çok Bulutlu
22.6°
Gündem Bursa

Erdoğan'dan savunma anlaşması mesajı: "Daha ileri askeri destek gündeme gelebilir"

2026.09.26 11:04 Son Güncellenme: 2026.09.26 11:04 - SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Newsweek'e verdiği röportajda Mekke Ortak Savunma Anlaşması, İran-ABD gerilimi, İsrail, PKK ve Rusya-Ukrayna savaşını değerlendirdi.

Erdoğan'dan savunma anlaşması mesajı: "Daha ileri askeri destek gündeme gelebilir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de yayın yapan Newsweek dergisine verdiği röportajda Türkiye'nin dış politikası, bölgesel güvenlik ve devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki önceliklerine değinen Erdoğan, dünyanın ciddi kırılmalardan geçtiğini, Türkiye'nin kuzeyinde Rusya-Ukrayna savaşının, güneyinde ve doğusunda ise farklı çatışmaların sürdüğünü söyledi.

Çatışmaların Türkiye'nin güvenliğini, ekonomisini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkilediğini belirten Erdoğan, böyle dönemlerde diplomasinin alanının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin önceliğinin çatışmaların daha geniş coğrafyalara yayılmasını engellemek, diplomatik kanalları açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zemininde buluşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi.

"BM reformu artık ertelenemez"

Küresel güç dengelerinin değiştiğini belirten Erdoğan, yeni güç merkezlerinin yükseldiğini ve daha fazla ülkenin küresel karar alma mekanizmalarında yer talep ettiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler'in bu değişimin gerisinde kalmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, etkin ve hesap verebilir hale getirilmesini istedi.

Erdoğan, Genel Kurul'un iradesinin karar mekanizmalarına daha güçlü yansıdığı ve sorumluluğun daha adil paylaşıldığı bir uluslararası sistem için reformun ertelenemeyeceğini belirtti.

Trump ile İran gerilimini görüştü

İran ile ABD arasındaki gerilime değinen Erdoğan, kalıcı çözüm için gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması ve tarafların müzakere masasına dönmesi gerektiğini söyledi.

ABD'nin Türkiye'nin NATO müttefiki, İran'ın ise komşusu olduğunu hatırlatan Erdoğan, Donald Trump ile son görüşmesinde İran-ABD geriliminde diplomasiden azami ölçüde yararlanılması gerektiğini söylediğini aktardı.

İranlı yetkililerle de temasların sürdüğünü belirten Erdoğan, Türkiye'nin ihtilaf yaşayan taraflarla konuşabilme imkanını gerilimi azaltmak için kullandığını söyledi.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticareti doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, önceliklerinin çatışmanın yayılmasını önlemek, ticaret yollarını güvence altında tutmak ve tarafları müzakere masasına döndürmek olduğunu ifade etti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması için dikkat çeken açıklama

Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran, İsrail veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını söyledi.

Erdoğan, "Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir" dedi.

Uzun süredir bölge meselelerinin bölge ülkeleri tarafından sahiplenilmesini savunduklarını belirten Erdoğan, anlaşmayla güvenliğin ve caydırıcılığın artırılmasını, bölgede kalıcı istikrarın güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Anlaşmanın BM Şartı'nın 51'inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkına dayandığını belirten Erdoğan, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını söyledi.

Saldırı durumunda verilecek karşılığın, saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini kaydeden Erdoğan, desteğin istihbarat, lojistik veya mühimmat şeklinde olabileceğini, tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri desteğin de gündeme gelebileceğini ifade etti.

Bununla birlikte Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek her gelişme için şimdiden otomatik bir askeri müdahale senaryosu oluşturulmasının doğru olmayacağını söyledi.

"Trump ile doğrudan ve açık konuşabiliyorum"

ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerine ilişkin soruya da yanıt veren Erdoğan, Trump ile doğrudan ve açık konuşabildiğini belirterek bunun Türkiye-ABD ilişkileri ve bölgesel gelişmeler açısından önemli bir imkan olduğunu söyledi.

Son görüşmelerinde İran meselesinden bölgesel güvenliğe, Gazze'den ikili ilişkilere kadar geniş bir gündemi ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, liderler arasındaki açık iletişimin görüş ayrılıklarının yönetilmesini kolaylaştırdığını belirtti.

Türkiye ile ABD arasında savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan kapsamlı bir iş birliği bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini, müttefiklik yükümlülüklerini, bölgesel sorumluluklarını ve milli menfaatlerini dengeli biçimde gözetmeye devam edeceğini söyledi.

"Türkiye-ABD ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum"

İsrail'in ABD yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden değerlendirmediğini belirtti.

Washington'daki muhataplarının ABD yönetimi olduğunu söyleyen Erdoğan, Trump ile görüşülmesi gereken konuları doğrudan kendisiyle ele aldıklarını ifade etti.

İsrail yönetimiyle birçok konuda ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu belirten Erdoğan, son dönemde İsrail'de Türkiye'yi yeni bir tehdit kaynağı olarak gösteren bir söylemin güçlendirildiğini değerlendirdiklerini söyledi.

Erdoğan, bunun İsrail'deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğu görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin İsrail halkıyla veya başka herhangi bir toplumla husumeti bulunmadığını belirten Erdoğan, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördükleri politikalar ve bölgede istikrarsızlığı derinleştirdiğini düşündükleri uygulamalara yönelik olduğunu söyledi.

"Dış politikamızı savaş senaryoları üzerine kurmuyoruz"

İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları ve Yunanistan ile geliştirdiği savunma ilişkilerinin Türkiye-İsrail gerilimini askeri çatışmaya dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorusuna da yanıt veren Erdoğan, Türkiye'nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerine kurmadığını belirtti.

Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve milli birliğinin korunmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, ülkenin yeniden ayağa kalkması, devlet kurumlarının güçlenmesi ve terörle mücadele kapasitesinin artmasının bölgenin tamamının çıkarına olduğunu ifade etti.

İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının Suriye'nin egemenliğine zarar verdiği ve bölgesel istikrarın oluşturulmasını zorlaştırdığı görüşünü dile getirdi.

Yunanistan veya başka ülkelerin üçüncü ülkelerle ilişkiler geliştirmesinin kendi tercihleri olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin her ikili ilişkiyi kendisine yönelik bir tehdit olarak okumadığını söyledi.

Bununla birlikte milli güvenliğe, meşru haklara ve çıkarlara karşı atılacak adımların yakından takip edildiğini ifade etti.

PKK'nın silah bırakma kararına ilişkin açıklama

Erdoğan, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararını da değerlendirerek "Terörsüz Türkiye" hedefinin takvim meselesinin ötesinde stratejik bir hedef olduğunu söyledi.

PKK'nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarını önemli bir eşik olarak gördüklerini belirten Erdoğan, esas olanın alınan kararların sahada eksiksiz şekilde uygulanması olduğunu ifade etti.

Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması, illegal yapının tasfiye edilmesi ve sürecin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesi gerektiğini söyledi.

Suriye'deki tüm silahlı unsurların da merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi gerektiğini belirten Erdoğan, bunun Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliği açısından gerekli olduğunu ifade etti.

Erdoğan ayrıca İran'daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK'ın ortaya çıkan şartlardan yararlanma girişimlerinin takip edildiğini söyledi.

İran'ın iç meselelerinin dış müdahaleden uzak şekilde İran halkı tarafından çözülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, etnik ve mezhebi fay hatlarının harekete geçirilmesinin İran ve bölgeyi uzun süreli istikrarsızlığa sürükleyebileceğini ifade etti.

"Türkiye'nin ölçüsü etnik kimlik değildir"

Erdoğan, Kürtlerin Türkiye'nin kardeşleri olduğunu belirterek Türkler, Kürtler ve Arapların uzun yıllardır birlikte yaşadığını söyledi.

"Türkiye'nin ölçüsü etnik kimlik değildir, terör, şiddet ve millî güvenliğimize yönelik tehdittir" diyen Erdoğan, bölgede hiçbir topluluğun başka ülkelerin vekalet savaşlarında kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşında müzakere mesajı

Rusya-Ukrayna savaşının daha geniş bir coğrafyaya yayılma ihtimalini göz ardı etmediklerini belirten Erdoğan, Avrupa'da gündeme gelen sabotaj ve hibrit faaliyet iddialarının mevcut güvenlik ortamının hassasiyetini artırdığını söyledi.

Bu süreçte sağduyuyla hareket edilmesi, iddiaların sağlam deliller üzerinden değerlendirilmesi ve gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin önceliğinin savaşın yeni ülkeleri içine alan daha geniş bir çatışmaya dönüşmesini engellemek olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumunun 4 yılı aşkın süredir değişmediğini söyledi.

İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını Türkiye'nin her iki tarafla konuşabilmesinin ortaya çıkardığı somut sonuçlar olarak gösterdi.

Putin ile Bişkek'te yaptığı son görüşmede Türkiye'nin barışın sağlanması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu ilettiğini belirten Erdoğan, Karadeniz'de sivil deniz taşımacılığı, ticaret yolları ve enerji altyapısının savaşın dışında tutulması gerektiğini vurguladı.

Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Erdoğan, gerekli siyasi iradenin oluşması halinde Türkiye'nin yeniden müzakere masasının kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

"Türkiye'ye 'Batı mı, Doğu mu?' tercihi dayatılamaz"

Türkiye'nin değişen küresel sistemdeki konumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, ülkeye "Batı mı, Doğu mu?" şeklinde bir tercih dayatılmasını doğru bulmadıklarını söyledi.

Türkiye'nin NATO'daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki iş birliğini derinleştirdiğini, İslam İş Birliği Teşkilatı'nda aktif sorumluluk aldığını ve Şanghay İş Birliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirdiğini belirtti.

G20, D-8 ve diğer çok taraflı platformlardaki etkinliğin artırıldığını ifade eden Erdoğan, ASEAN ile iş birliğinin de "Diyalog Ortaklığı" seviyesine yükseltildiğini söyledi.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel sahiplenme anlayışına dayanan bu politikanın son örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Çin, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu mesajı

Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallığı geliştirmek istediklerini söyleyen Erdoğan, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nun küresel lojistik ve ticarette daha büyük rol üstlenmesini önemsediklerini ifade etti.

TRIPP gibi Orta Koridor'u güçlendirecek girişimleri desteklediklerini belirten Erdoğan, Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlaması planlanan Kalkınma Yolu Projesi'nin Irak ile birlikte hayata geçirildiğini söyledi.

Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik yeni demir yolu ve kara yolu bağlantıları konusunda da bir vizyon ortaya koyduklarını ifade etti.

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok boyutlu ve çok yönlü bir dış politikayı gerekli kıldığını söyleyen Erdoğan, milli menfaatleri, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözeten bir politika izlediklerini belirtti.

Erdoğan, köklü ittifakları korurken yeni ortaklıklar kurmaya ve gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturmaya devam edeceklerini ifade etti.