2026.09.25 12:18 Son Güncellenme: 2026.09.25 12:18 - DÜNYA
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz Boğazı'na alternatif enerji güzergahı sağlayan Yanbu tesisinin korunması için Suudi Arabistan'a asker ve savunma sistemleri gönderileceğini açıkladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısında bulunan ve Hürmüz Boğazı kullanılmadan enerji ihracatına imkan sağlayan Yanbu tesisinin korunması için askeri destek göndereceklerini açıkladı.
Elysee Sarayı'ndan canlı yayınlanan özel röportajda konuşan Macron, Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliği, Orta Doğu'daki kriz, enerji arzı, akaryakıt fiyatları, kamu borcu, 2027 bütçesi ve Fransa'daki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Rusya, Fransa'yı hedef alabilir"
Macron, CIA'in Rusya'nın insansız hava araçlarıyla Avrupa'ya ve özellikle Fransa'nın güneyine saldırabileceği yönünde Fransız istihbarat servislerini uyardığına ilişkin iddiaları reddetti.
Buna karşılık Avrupa'daki güvenlik ortamının giderek daha gergin hale geldiğini belirten Macron, son haftalarda Avrupa'nın farklı bölgelerinde düşmanca eylemlerin arttığını söyledi.
Almanya'nın Leipzig Havalimanı'nda Alman makamlarının Rusya'yı sorumlu tuttuğu saldırı girişimine değinen Macron, Fransa'da bugüne kadar benzer bir saldırı gerçekleşmediğini ancak riskin bulunduğunu ifade etti.
Macron, "Bunun Fransa'da gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığını soruyorsanız, cevabım evet" dedi.
Rusya'nın Avrupa'yı Ukrayna'nın "stratejik derinliği" olarak gördüğünü savunan Macron, bunun nedeninin Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya destek vermesi olduğunu söyledi.
"Bu artık hibrit savaş değil, doğrudan savaş"
Macron, Leipzig'deki saldırı girişiminin başarılı olması halinde can kayıpları yaşanabileceğini belirterek, "Bu artık hibrit savaş değil, doğrudan savaş. Bunlar insanları öldürebilecek düşmanca eylemler" ifadelerini kullandı.
Fransa'nın uzun süredir dezenformasyon ve siber saldırıların hedefi olduğunu belirten Macron, bu tür faaliyetlerin son dönemde yoğunlaştığını söyledi.
Muhtemel saldırılara karşı hazırlıkların artırıldığını belirten Macron, kritik altyapıların, hassas sivil noktaların, askeri tesislerin ve savunma sanayisi alanlarının özellikle İHA ve siber saldırılara karşı korunması için bölgesel hazırlıklar yapıldığını ifade etti.
Macron'dan Rusya'nın kayıplarına ilişkin iddia
Rusya'nın Ukrayna'daki savaş için yaklaşık 300 bin kişilik yeni bir seferberliğe hazırlanabileceğini belirten Macron, bu senaryonun Avrupa ve ABD istihbarat servisleri ile Ukrayna'dan gelen bilgiler doğrultusunda "inandırıcı" olduğunu söyledi.
Macron ayrıca Rusya'nın Şubat 2022'den bu yana ölü ve yaralı olarak toplam 1,2 milyon asker kaybettiğini ileri sürdü.
Rusya'nın Donbass'ın tamamını kontrol etmek için daha fazla kaybı göze almaya hazır olduğunu savunan Macron, mevcut ilerleme hızıyla bölgenin kalan kısmının ele geçirilmesinin yaklaşık 1,5 ila 2 yıl sürebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Rusya ve Ukrayna'ya "çifte moratoryum" önerisi
Ukrayna'ya desteğin sürdürüleceğini belirten Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile ilave radar ve füze sağlanması konusunda anlaştıklarını söyledi.
Macron, Rusya ve Ukrayna'ya daha önce sundukları "çifte moratoryum" önerisini de hatırlattı.
Öneriye göre Ukrayna'nın Rus rafineri ve enerji tesislerine yönelik saldırılarını durdurması karşılığında Rusya'nın da Ukrayna'nın enerji sistemi ve sivil altyapısına yönelik saldırılarına son vermesi öngörülüyor.
İkinci aşamada ise Karadeniz'deki çatışmaların durdurularak tahıl sevkiyatının önünün açılması hedefleniyor.
Macron, bu öneriyi ABD Başkanı Donald Trump ve Zelenskiy ile görüştüğünü söyledi.
"Kıtlığı önlemek için her şeyi yapıyoruz"
Fransa'daki akaryakıt fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Macron, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının piyasaları etkilediğini ancak fiyatlardaki yükselişin temel nedeninin Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz olduğunu ifade etti.
Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını değerlendiren Macron, "Ukraynalılar bunu Rusya onların enerji kapasitesini yok ettiği için yapıyor. Kışı karanlıkta ve soğukta geçirdiler" dedi.
Fransa'da dizel, doğal gaz ve kalorifer yakıtında arz sıkıntısı yaşanmaması için çalıştıklarını söyleyen Macron, "Kıtlığı önlemek için her şeyi yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Enerji arzının güvence altına alınması ve Hürmüz Boğazı'nın barışçıl şekilde yeniden açılması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirten Macron, doğal gaz depolarının önümüzdeki haftalarda Avrupa hedefleri doğrultusunda yaklaşık yüzde 80 doluluğa ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Yanbu için asker, radar ve savunma sistemi
Macron, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısında bulunan Yanbu enerji tesisinin korunması için Fransa'nın askeri destek sağlayacağını açıkladı.
Yanbu'nun Hürmüz Boğazı kullanılmadan enerji ihracatı yapılabilmesi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Macron, "Askeri imkanlar göndereceğiz. Askerler, radarlar ve savunma sistemleri göndereceğiz. Herhangi bir çatışmaya dahil olmak için değil, bu tesisi korumak için" dedi.
Stratejik petrol rezervleri gündemde
Fransa'nın G7 dönem başkanlığını yürüttüğünü hatırlatan Macron, enerji fiyatlarındaki baskının azaltılması amacıyla gerekli görülmesi halinde üye ülkelerin stratejik petrol rezervlerinin koordineli şekilde piyasaya sürülmesinin değerlendirilebileceğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan dizelinin ihracatını sınırlandırabileceğine yönelik açıklamalarına da değinen Macron, böyle bir kararın küresel fiyatları daha da yükseltebileceğini savundu.
Trump'tan bu konuda güvence alınıp alınmadığı sorusuna Macron, "Donald Trump söz konusu olduğunda hiçbir zaman garanti yok" yanıtını verdi.
"Fiyatların kontrolden çıkmasına izin vermeyeceğiz"
Akaryakıt fiyatlarının daha fazla yükselmesi halinde yeni tedbirlerin gündeme gelebileceğini belirten Macron, önceliklerinin vergileri düşürmeden önce piyasa fiyatlarını aşağı çekmek olduğunu söyledi.
Macron, "Bizim çıkarımız vergileri düşürmeden önce fiyatları düşürmek. Aksi halde jeopolitiğin sonuçlarını Fransız vergi mükelleflerine ödetmiş oluruz" dedi.
Litre başına 20 sentlik vergi indiriminin kamu maliyesine aylık yaklaşık 1 milyar Euro yük getireceğini söyleyen Macron, fiyatların artmaya devam etmesi halinde hiçbir seçeneğin tamamen dışlanmadığını belirtti.
Macron, "Fransızları yalnız bırakmayacağız. Fiyatların kontrolden çıkmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
TotalEnergies'e de seslenen Macron, şirketin uluslararası enerji fiyatlarındaki yükselişten Fransız tüketiciler üzerinden aşırı kar sağlamaması gerektiğini savunarak, "Fransızsınız, vatansever olun" dedi.
Bütçe ve hayat pahalılığı mesajı
Fransa'nın kamu borcundaki artışa yönelik eleştirilere cevap veren Macron, Covid-19 salgını dönemindeki geniş kapsamlı devlet desteklerini savundu.
Macron, "Ne pahasına olursa olsun politikasından hiçbir şekilde pişman değilim" dedi.
Son 10 yıldaki ek kamu harcamalarının yaklaşık üçte birinin vatandaşları krizlerden korumaya, üçte birinin ülkeyi geleceğe hazırlamaya ayrıldığını söyleyen Macron, kalan bölümün sosyal modelde reformların yeterince hızlı hayata geçirilememesinden kaynaklandığını ifade etti.
Özellikle emeklilik reformunda yeterince hızlı ilerleyemediklerini kabul eden Macron, "Siyasi güçleri ikna etmeyi başaramadım. Sorumluluğumdan kaçmıyorum" dedi.
2027 bütçesinin kamu maliyesinin kontrol altına alınması açısından gerekli olduğunu belirten Macron, devletin, yerel yönetimlerin, sosyal güvenlik sisteminin, şirketlerin ve hane halklarının bütçe çabasına katkıda bulunması gerektiğini söyledi.
Fransa'daki hayat pahalılığı ve toplumsal öfkeye de değinen Macron, ekonomik koşullar ağırlaştığında insanların günlük yaşamlarının zorlaşmasının ve tepki göstermesinin doğal olduğunu ifade etti.
Ancak ülke çapındaki bir toplumsal hareketin uluslararası krizlerin sonuçlarını ortadan kaldıramayacağını savunan Macron, Fransızlara birlik çağrısı yaptı.
Erken seçime kapıyı kapattı
Ulusal Meclis'in yeniden feshedilerek erken seçime gidilmesi ihtimalini değerlendiren Macron, bunun mevcut savaş, satın alma gücü sorunları ve bütçe tartışmalarına yeni bir siyasi istikrarsızlık ekleyeceğini söyledi.
Macron, "Bunun ülke için iyi olacağını düşünmüyorum" dedi.
2027 cumhurbaşkanlığı seçiminde herhangi bir aday lehine tutum alıp almayacağı konusunda henüz karar vermediğini belirten Macron, jeopolitik, ekonomik, mali ve siyasi şartların gelişimine göre sorumluluğu çerçevesinde hareket edeceğini ifade etti.
Macron, mevcut önceliğinin görevini yerine getirmek olduğunu vurgulayarak, "Benim ilk görevim harekete geçmek. Bugün siyasi tartışmaya dahil olmak değil" dedi.