2026.09.08 19:24 Son Güncellenme: 2026.09.08 21:20
Sosyal medyanın yaygınlaşması iletişimi kolaylaştırırken bilgiyi hızlı bir şekilde deforme ettiğine şahit oluyoruz.
Şöyle on dakika sosyal medyada gezindiğinizde farkındalığınız yüksekse eğer;
Doktorlar
Psikologlar
Hukukçular
Din adamları
Mürşitler
Şeyhler
Şıhlar
Alternatif tıpçılar
Tasavvufçular
Tarihçiler
İstihbaratçılar
Gurmeler
ne kadar da çok önemli insanlarımız varmış da haberim yokmuş dersiniz.
Bu sanal düzenin en ilginç figürleri ise, birkaç dakikalık videolar izleyerek kendilerini her konuda uzman sanan "cam ekran âlimleri" oldu.
Temel bir eğitimden, emek verilmeden, süzülmüş bir tecrübeden geçmeden; iki tıkla ulaşılan popüler içeriklerle kendilerini bilge, hoca, doktor veya her alanda yetenekli ilan eden bu yeni tip kitle, bilgi kirliliğinin de ötesinde toplumsal bir illüzyon yaratıyor.
Toplum içinde statü kazanmak veya toplumsal kartvizitine "bilge kişilik" unvanı ekletmek isteyen bu zümre ile konu üzerinde konuşmak da mümkün değil. Derinliği olmayan bir bilginin keşfedicisi rolüne bürünerek bulunduğu toplulukta çakma bilgi ile caka satıyorlar.
Derinleşmek yerine hızla tüketen, araştırmadan inanan bu profil, kendince sığlığı bir erdem haline getiriyor.
Beğeni ve onay üzerine kurulan bu düzen; derin dostlukların yerini anlık tatminlere bırakırken, bireylerde kronik bir yetersizlik hissi tetikliyor. Kalabalık dijital odalarda kaybolan insan, gerçek hayatta eşsiz bir yalnızlıkla baş başa kalıyor.
Ekranların arkasındaki sanal alkışlar uğruna gerçek hayatın sıcaklığını kaybetmemek için dijital gürültüyü kısıp yeniden gerçeğe dönme zamanıdır.
"Sevgiyle, aşkla, muhabbetle kalın."
Canlar yandı!Canlarımız yandı!İnsanlar olayı konuştu, tartıştı.Eylemler, mitingler, yürüyüşler,...
Rahmetli Neşet Ertaş'ın o muhteşem cümlesiyle başlıyorum yazıma. "Aşkınan çalışan yorulmaz." ***
Geçtiğimiz haftasonu biri Diyarbakır, diğeri Antalya'da iki farklı trafik kazası haberi ilişti gözüme. Haberleri d...
Günümüz koşullarında parasız birşey olmuyor gibi ama para herşey değildir. *** Sokakta bir tan...
Seninle anlaşamıyoruz dedi. Anlaşamazlardı. Normaldi. Konuştukları kelimeler birbirlerinde FAR...