2026.07.10 16:38 Son Güncellenme: 2026.07.10 16:39 - GÜNDEM
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmalî davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada bebeklerin ölümüne ilişkin hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporuna ulaşıldı. Raporda 'Serdarova', 'Karakoç' ve 'Helvacı' bebeklerin uygun tanı ve tedavi durumunda yaşayabilecekleri belirtildi.
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Öte yandan görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. 10 bebeğin ölümüne ilişkin, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından rapor hazırlandı.
Epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği anlatıldı
Kaya Bebek'in ölümü yönünden hazırlanan raporda, sanık Hasan Basri Gök'ün, Funda S. isimli şahsa, hastaneye gebe hasta geldiği zaman kendisine haber vermesini istediği bunun karşılığında kendisine hasta başına para vermeyi teklif ettiği, Gök'ün örgüt adına hastanelerden bağlantılar kurarak, hasta ayarladığı, gelen hastaları örgüt lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'nın anlaşmalı olduğu hastanelere gönderdiği ve usulsüz şekilde maddi menfaat temin ettiği aktarıldı. Öte yandan raporda, Fırat Sarı'nın ve Medisense Sağlık Hizmetleri Arge Bilişim Limited Şirketinin hesap hareketleri incelendiğinde, eylemdeki isimleri geçen şüpheli şahıslar ile birçok hesap hareketinin mevcut olduğu, şahısların yapılan usulsüz eylemlerden maddi menfaat sağladığı vurgulandı. Hazırlanan raporda, hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredildiği, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklere uygulanacak tedavilerin hemşireler tarafından düzenlendiği, doktorların hastanelere gelerek vizit yapmadığı, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmadığı, laboratuvar değerleriyle oynandığı, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırıldığı, yoğun bakım şartlarının 3'üncü düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde bu şekilde gösterilerek, bebeklerin yatırılmasının sağlandığı, uygun olmayan şartlarda yürütülen takip ve tedavi sürecinden sanık Fırat Sarı'nın sorumlu olduğu aktarıldı. Raporda, bebeklerin 112 sevk sistemini baypass ederek uygun olmayan şartlarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi ve kişilerin de sorumlu olduğu anlatıldı.
Bebeklerin maddi menfaat sağlamak amacıyla uygun olmayan hastanelere sevk edilerek, ölümlerine sebebiyet verildiği, usulsüz işlemler yapıldığı anlatıldı
Kaya bebeğin ölüm nedenine ilişkin düzenlenen raporda, bebeğin aslında Esencan Güney Hastanesinden sevk işlemini 112 Acil Çağrı Merkezine haber vermeden, provizyon numarası almadan örgüt yöneticisi Fehmi Alperen'in ayarladığı, diğer örgüt yöneticisi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in de organizasyonuyla Neonotoloji bölümü olmayan Esenler Güney Hastanesine sevk edilen 500 gram prematüre Kaya bebeğin hastane Mesul Müdürü Ali Dirik'in, hastanesinde Neonotoloji bölümü olmadığını bilmesine rağmen ihmali ve denetim görevini yerine getirmemesinden dolayı uygun olmayan tedavi şartlarında Bebek Kaya'nın Esenler Güney Hastanesine kabulünü sağladığı ve uygun olmayan tedavi şartlarında bebeğin öldüğü vurgulandı. Raporda, bebeğin öldüğü gün, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan denetim sonucunda tespit ettikleri eksik hususlarda 'bebeğin yatışından itibaren uygulanan orderlarda hekim imzasının olmadığı, günlük hasta takiplerinin hekim tarafından yapılmadığı, epikriz raporlarının hekim tarafından oluşturulmadığı sadece hemşire gözlem notlarının bulunduğu' yönünde tespitlerin olduğu anlatıldı. Ayrıca, bebeğin sorumlu hekimi olarak gösterilen sanık Şeyhmus Çelik'in, bebeğin ölümünden 1 gün önce şüpheli bir şekilde istifa ettiği, Çelik'in bebeğin hastaneye yattığı tarihten itibaren Esenler Güney Hastanesinde telefon baz kaydı vermediği, hastaneye hiç uğramadığı aktarıldı. Raporda, İl Sağlık Müdürlüğünün yapmış olduğu denetime de yer verildi. Denetimde, 3'üncü seviye yoğun bakım ünitesi olarak faaliyette olan ünitenin, ekipman, asgari personel ve donanım açısından 3'üncü seviye yeni doğan yoğun bakım ünitesi şartlarını karşılamadığı, hasta bebeklerin maddi menfaat sağlamak amacıyla uygun olmayan hastanelere sevk edilerek, ölümlerine sebebiyet verildiği, usulsüz işlemler yapıldığı anlatıldı.
Tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tedavi süreci ile Bebek Opara'nın ölümü arasında tüm sanıkların illiyet bağı bulunduğu belirtildi
Raporda, hayatını kaybeden bebekler arasında yer alan Opara bebeğin ölümüne ilişkin detaylara da yer verildi. 17 Ocak ile 18 Ocak 2024 tarihleri arasında Özel Birinci Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde kalan bebek Opara'ya uygulanan tanı, takip, tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, sanıklar Şeyhmus Çelik, Fırat Sarı ve yoğun bakım sorumlu hemşiresi sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, sanıklar Ayşe Gizem Büyükköleş, Tuğçe Toptemel ve Şenay Çalıkoğlu'nun, sorumlu hemşireyi bilgilendirdikleri ve onların talimatlarına göre hareket ettikleri, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ile Bebek Opara'nın ölümü arasında tüm sanıkların illiyet bağı bulunduğu anlatıldı. Öykü Helvacı isimli bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan raporda, resusitasyon işlemini doktor Dursun Eryılmaz bulunmadan hemşireler tarafından yapıldığı, İlker Gönen'i resusitasyon işlemi yapan hemşirelere, 'ambulamadan bebeğin kalbi düşüyorsa adrenali kapat' şeklinde resutisasyonda yeri olmayan bir yönlendirmede bulunduğu, ancak resutisasyonda kullanılan en önemli ilacın adrenalin olduğu, hastanın doktor olmadan hemşirelerin yaptığı resusitasyon ile kaybedildiği, bu kapsamda tüm eksikliklere izin verdiği için Bağcılar Medilife Hastanesi yöneticilerinin ölümden sorumlu olduğu aktarıldı. Raporda ayrıca, bebeklerin ihmalen ölümüne neden olunduğu, bu kapsamda İlker Gönen'in sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmeyip Öykü Helvacı, Havanur Karakoç ve Ayaz Karaduman bebeğin ölümüne sebep olarak ihmalen adam öldürme suçunu işlediği, şüphelinin hastanenin yenidoğan yoğun bakım servisinde usulsüz epikriz yazımı, 112 sistemi kullanılmaksızın hasta sevki, hastalarında basamaklarında oynama yapıp ve gerçeğe aykırı şekilde ilaçları SGK'ya fatura ettirerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği vurgulandı. Öte yandan, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan, bebeğin primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi ve Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin bulunduğu da belirtildi.
Bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram tartı kaybı yaşadığı bilgisi raporda yer aldı
Hayatını kaybeden Havvanur Karakoç bebeğin ölümüne ilişkin hazırlanan ATK raporunda, bebeğin Yalova'dan Bağcılar Medilife Hastanesine sevk edildiği, 19 Ekim 2023 tarihinde bebeğin kötüleşerek ex olduğu, Bağcılar Medilife Hastanesi hemşiresi Çağla Durmuş'un konu hakkında Doktor İlker Gönen'i arayarak bebeğin kötüleştiğini haber verdiğini, bebeğin solunum yoluna gıda kaçtığı, geri döndürme sürecini kaybettikleri, Dr. İlker Gönen'in ise epikriz yazarken entübe diye yazılacak şeklinde talimat vererek bebeğin ölümünün ihmalini gizlemeye yönelik talimatlar verdiği değerlendirildi. Raporda, Hemşire Çağla Durmuş yetkisi olmamasına rağmen, Bebek Karakoç'un epikriz raporunu yazdığı, epikriz raporunu SGK'ya usulsüz şekilde fatura etmeye çalıştıkları değerlendirildi. Bebeğin raporunun, doktor olmayan kişilerce gerçek klinik durumunu yansıtmayacak şekilde düzenlenmiş olduğu, bunun tıp kurallarına uygun olmadığı, bebeğin doğum ağırlığının 3 bin 760 gram olarak kayda alındığı, yapısal akciğer anomalisi olmayan bir bebeğin 18 gün boyunca entübe kalmasının tıbben uygun olmadığı, epikrizde intrauterin bağırsak perforasyonu tanısı olan bebeğe doğduktan hemen sonra ağız yoluyla beslenemeyen hastaların besin ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanan ve damar yoluyla verilen karışıma başlanmamasının tıbben uygun olmadığı belirtildi. Raporda ayrıca bebeğin 10 günde yaklaşık bin gram tartı kaybı yaşadığı, bebeğin ihtiyacı olan TPN'nin sağlanamaması, bebekte gelişen kronik akciğer hasarının bebeğin nedeni açıklanamayacak bir şekilde aralıksız olarak 18 gün boyunca entübe olması ile bebekte gelişen kistik ensefalomalezinin ise uygunsuz ventilasyona bağlı metabolik durumunun bozulması ve beyin dolaşımının etkilenmesi ile ilişkili olduğunun düşünüldüğü, prenatal bağırsak perforasyonu tanısı olan ve doğumdan sonra 2'nci günde ameliyat edilerek 7 santimlik bağırsak segmenti çıkarılan bebekte ameliyatı sonrası 24'üncü güne kadar enteral beslenmeye başlanmamasının tıbben uygun olmadığı, bebeğe protein ve lipit içeren TPN verilmediği, bebekte kistik fibroz hastalığı olduğu, fakat bebeğe bu yönde herhangi bir tetkik yapıldığına dair dosyada kayıt bulunmadığı, bebek doğduktan sonra yaklaşık 7'nci günden itibaren kilo alması beklenirken, tıbben açıklanamayacak şekilde yaklaşık bin gram kilo kaybı olduğu, bebeğe uygun içerikli beslenme sağlanmamasının tıp kurallarına uygun olmadığı anlatıldı. Bebeğin annesi Sibel Karakoç'un polis merkezine gidip şikayetçi olduğu da raporda vurgulandı. Raporda ayrıca, Çağla Durmuş'un yazılması gereken epikriz raporlarını yazmadığını, bu durumu İlker Gönen'e söylediği de anlatıldı.
Fırat Sarı'nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı ve bebek Alkari'nin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu vurgulandı
Özel Bağcılar Medilife Hastanesi'nde hayatını kaybeden Ayaz Karaduman bebek için hazırlanan raporun da detaylarına ulaşıldı. Raporda bebeğin, 36 hafta 1 günlük gebelik döneminde normal doğum ile 2 kilo 760 gram olarak dünyaya geldiği, canlı erkek bebek olduğu ve postnatal canlandırma ihtiyacının olmadığı, ilk muayenesini içeren kayıtta atipik yüzünün ve caput succadenum bulunduğunun belirtildiği, bebek odası izleminde sorunu olmayan bebeğin anne yanına verildiği, anne yanı izlemlerinin 22'inci saatinde solunum sıkıntısı ve hipoglisemi görüldüğü, bunun üzerine bebek odasına alındığı, beslenme sonrası kan şekerinin 57 olarak görüldüğü aktarıldı. Raporda, yenidoğan yoğun bakım servisinde yer olmaması nedeniyle bebek Karaduman'ın tıp kurallarına uygun tanı, takip ve tedavi yürütülmeyecek hastaneye sevk edildiği, kendisinde mevcut sendromik hastalığın şiddetinin arttığı ve kısa sürede hayatını kaybettiği aktarıldı. Uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi sürecinin Bebek Karaduman'ın ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, yüksek kan amonyak seviyesi ile seyreden tanı konmamış metabolik hastalığı olan, arrest öyküsü olan bebeğin kurtulmasının kesin olmadığı anlatıldı. Özel Çorlu Reyap Hastanesi'nde hayatını kaybeden Alkari için hazırlanan ATK raporunda, bebeğin yeniden canlandırma işleminin yardımcı sağlık personelince yapıldığı, hemşire Bahar Kanık dışında dosya içerisinde sağlık personelinin yenidoğan resüsitasyon programı sertifikasının bulunup bulunmadığına dair herhangi bir bilgi ya da belge mevcut olmadığı, bebeğin çocuk sağlığı ve hastalıkları ya da yenidoğan uzman hekimleri gözetiminde resüsite edilmediği, dolayısıyla bebeğe zamanında etkin ve yeterli resüsitasyonun uygulanmadığının anlaşıldığı, bunun tıp kurallarına uygun olmadığı aktarıldı. Yenidoğan yoğun bakım servisinde görevli sorumlu hemşire Bahar Kanık'ın, bebeğin yenidoğan yoğun bakım servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Dursun Eryılmaz'ın ve bebeğin adına kayıtlı olan ve Yenidoğan Yoğun Bakım Servisinde tedavi ve tanı sürecini yürüten Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip ve tedavi süreci ve resüsitasyon ile Bebek Alkari'nin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu vurgulandı. Ayrıca, hayatını kaybeden diğer bebeklere ilişkin de ölümlerin ihmali davranışlar nedeniyle meydana geldiği bilgisi de ATK raporunda yer aldı.
Serdarova bebeğin cerrahi bir merkeze sevk işlemi yapılmadığı da aktarıldı
Adlı Tıp Kurumu'nca, hayatını kaybeden Serdarova bebeğe ilişkin de tespitlere yer verildi. Tespitlerde, bebek Serdarova'nın doğumundan sonra inlemeleri, çekilmeleri ve siyanozu olması üzerine, doğduğu gün Birinci Hastanesine sevk edildiği, Uzm. Dr. Şeyhmus Çelik adına yatışının yapıldığı, Özel Birinci Hastanesinde yapılan muayenesinde ateşin 38 buçuk derece olduğu, akciğer seslerinin bilateral eşit kaba duyulduğu, kalp seslerinin aritmik olduğu, üfürüm duyulduğu anlatıldı. Raporda, bebeğe 31 Ağustos 2023 tarihinden, Prostavazin ve Sildenafil isimli ilaçların verilmeye başlandığı, 1 Eylül 2023 tarihinde Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından yapılan ekokardiyografik incelemede bebekte kalp anomalileri tespit dildiği, bu nedenle Çocuk Kardiyoloji uzmanı hekim tarafından düzenlenen raporda, Prostavazin isimli ilacın 29 Eylül 2023 tarihinden 04 Ekim 2023 tarihine kadar tedavi tabelasında yer almadığı, bebeğin yoğun bakım izlem notlarında kullanılan ilaçların kaydedilmediği, bebeğin kalp anomalileri yönünden değerlendirileceği cerrahi bir merkeze sevk işlemi yapılmadığı da aktarıldı.
Melek Süleymanoğlu bebek yönünden hazırlanan ATK raporunda, bebeğin ölümünün konjenital kalp hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, bebeğin ölümünün şüpheli olduğu, yatışının 21'inci gününde bebeğin kilosunun yaklaşık 2 katına çıkmış olduğu, böbrek yetmezliği tablosuna bağlı sıvı yönetiminin kötü olması nedeniyle yaşamla bağdaşmayacak şekilde kilo aldığının değerlendirildiği, dolayısıyla gerek antibiyotik tedavisi gerekse damar yolu ile verilen sıvı tedavisi yönetiminin uygun olmadığı, bebeğin sevk süreci gibi bazı yapılması gereken asgari tedavinin de uygulanmamış olduğu, her ne kadar epikrizde Kardiyoloji ve Nefroloji konsültasyonu istenildiği kayıtlı ise de dosyada bu konsültasyon notlarının bulunmadığı, ağır konjenital kalp hastalığı olan, böbrek yetmezliği tablosuna giden bir bebeğin takibinde ped kayırlarının yer almadığı vurgulandı.
Dosyada tüp torakostomi uygulandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı anlatıldı
Adli Tıp Kurumu Raporunda, Kadan bebeğe ait tespitler de yer aldı. Doğduktan sonra ağır solunum sıkıntısı olan bebeğin epikrizde kayıtlı olan akciğer grafisi raporunda belirtilen "Sol hemitoraksta cilt altı amfizemi görünümü" ve olaya ilişkin tape konuşmalarında bebeğe çekilen grafinin Dr. İlker Gönen tarafından görüldüğü ve bunun pnömotoraks olduğunun Dr. İlker Gönen tarafından belirtildiği göz önüne alındığında bebekte tespit edilen pnömotoraksın entübasyon veya bebeğe yapılan kardiyopulmoner resüsitasyonun bir komplikasyonu olabileceği, bu durum tespit edildikten sonra bebeğe tüp torakostomi uygulanması gerektiği, dosyada tüp torakostomi uygulandığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, pnömotoraksı tanımaması ve uygun bir şekilde yönetememesi nedeniyle Dr. Dursun Eryılmaz'ın tıbben hatalı olduğu, söz konusu hatalı eylem ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı da aktarıldı.
Avcılar Hospitalist Hastanesi'nde organizasyon hatasının meydana geldiği belirtildi
Raporda, Kerem Muhammet Tokluoğlu bebeğin ölümüne ilişkin tespitlere de yer verildi. Aktarılan hususlara göre, bebeğin Özel Avcılar Hospital Hastanesinde, 37 gebelik haftasında ikiz eşi olarak bin 640 gram ağırlığında sezaryen ile doğduğu, ikiz olarak dünyaya geldiği, bebeğin anne karnında beslenmesinde sorun yaşadığı, bebeğin kalbinin durduğu, entübe edildiği, kalp masajından sonra bebek yoğun bakım servisine nakledildiği aktarıldı. Raporda, hastaya uygun tedavinin yapılamadığı, bebeğe verilmesi gereken ilacın verilmediği, sanık Zeki Ötünç'ün ismi bulunan raporda epikrizler arasında uyuşmazlıklar bulunduğu, gerekli tetkitlerin yerine getirilmediği, Avcılar Hospitalist Hastanesi'nde organizasyon hatasının meydana geldiği belirtildi.
Sanıkların yargılanmasına bugün devam ediliyor
Öte yandan konuya ilişkin davanın görülmesine bugün devam ediliyor. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda bugün görülen duruşmada, Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Yargılama, sanık savunmaları ile devam ediyor.