Bursa
Parçalı Bulutlu
28.5°
Gündem Bursa

Yargıtay'dan dikkat çeken karar: E-posta istifa sayıldı

2026.08.17 11:03 Son Güncellenme: 2026.08.17 11:05 - GÜNDEM

Yargıtay, patronuna "manen yıprandım, yoruldum" ifadeleriyle e-posta gönderen işçinin istifa etmiş sayılmasına hükmetti.

Yargıtay'dan dikkat çeken karar: E-posta istifa sayıldı


Yargıtay, iş hayatında emsal niteliğinde bir karara imza attı. Çalıştığı şirketin sahibine "manen yıprandım, yoruldum" şeklinde sitem içeren e-posta gönderen yönetici, bu mesajın ardından iş sözleşmesi sona erdirilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yıllar süren yargı sürecinin sonunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, e-postanın işçinin istifa iradesini ortaya koyduğu sonucuna vardı.

Olay, bir şirkette grup başkanı olarak görev yapan işçinin patronuna gönderdiği e-postayla başladı. Yaklaşık 3 yıldır aynı şirkette çalışan işçi, mesajında son bir yıl içerisinde kendisine kasıtlı biçimde olumsuz davranıldığını ve onayı alınmadan priminde indirime gidildiğini belirterek yaşadığı durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

İşveren e-postayı istifa olarak değerlendirdi

İşçinin gönderdiği mesajdaki ifadeleri istifa olarak kabul eden işveren, aynı gün verdiği yanıtla istifayı kabul etti. Ardından yönetici pozisyonundaki çalışanın iş sözleşmesi tazminatsız şekilde sona erdirildi.

Bunun üzerine İş Mahkemesi'ne başvuran çalışan, e-postayı işverene yalnızca manevi açıdan yıprandığını anlatmak amacıyla gönderdiğini savundu. Mesajının istifa şeklinde yorumlandığını ve iş sözleşmesinin işveren tarafından sonlandırıldığını ileri süren işçi; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra yıllık ücretli izin, ücret, prim, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödenmesini istedi.

İşveren ise çalışanın e-posta yoluyla istifasını sunduğunu, kendisinin de aynı gün bu istifayı kabul ettiğini belirterek işçinin herhangi bir alacağının bulunmadığını savundu ve davanın reddini talep etti.

İş Mahkemesi işçiyi haklı buldu

İş Mahkemesi, yaklaşık son bir yıl boyunca baskı altında çalıştığı belirtilen grup başkanının primindeki düşüşü çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirdi. İşveren tarafı ise şirketin küçülmesi nedeniyle çalışan ücretlerinde indirim yapıldığını ve ödül kapsamında verilen bonusların artık ödenmediğini savundu.

Mahkeme, çalışanın istifaya yönelik irade açıklamasının açık ve kesin olmadığı kanaatine vardı. Sonrasında gönderilen ihtarnamenin de işçinin istifa etmek istemediğini gösterdiğine dikkat çekildi.

İşverenin, iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandırmayacak biçimde sona erdiğini kanıtlayamadığı değerlendirmesiyle çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verildi. Kararın ardından dosya istinaf incelemesine taşındı.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı onadı

Bölge Adliye Mahkemesi, işveren tarafından yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti. Bunun üzerine davalı işveren kararı temyiz etti ve dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.

Yargıtay'dan istifa iradesine ilişkin değerlendirme

Yargıtay kararında, işçinin istifa dilekçesindeki iradesinin baskı veya başka yollarla sakatlanmasının çalışma hayatında karşılaşılan durumlardan biri olduğu hatırlatıldı. Kararda, işverenin tazminatların hemen ödeneceğini söylemesi veya benzer baskılar uygulaması sonucunda işçiden istifa dilekçesi alınması halinde gerçek bir istifa iradesinden söz edilemeyeceği belirtildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, somut olayda ise dosyadaki delillerin farklı bir sonuca işaret ettiğini değerlendirdi. Kararda şu ifadeler yer aldı:

"İşverenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vererek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması hâlinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu hâlde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir."

Yüksek Mahkeme, söz konusu olayda çalışanın işveren yetkilisine gönderdiği e-postanın içeriğini, bu mesaja verilen yanıtı, tanık anlatımlarını ve dosyanın tamamını birlikte değerlendirdi.

"E-postanın içeriği iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğini gösteriyor"

Yargıtay, İş Mahkemesi'nin çalışanın istifa iradesinin açık olmadığı yönündeki değerlendirmesini yerinde bulmadı. Kararda, e-posta ve sonrasında yaşananların birlikte ele alınmasıyla iş sözleşmesinin çalışan tarafından feshedildiği sonucuna varıldığı belirtildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, "Davacının, işveren yetkilisine göndermiş olduğu e-posta içeriği, bu e-postaya verilen cevap, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği anlaşılmakla mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği sonucuna varılması isabetsizdir." denildi.

Kararda ayrıca çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle kendisinin sona erdirdiği yönünde bir iddiasının da bulunmadığına dikkat çekildi. Bu nedenle iş sözleşmesinin istifa yoluyla sona erdiğinin kabul edilmesi ve kıdem ile ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiği belirtildi.

Yargıtay, İş Mahkemesi'nin kararını bu gerekçelerle bozdu.