2026.10.12 09:36 Son Güncellenme: 2026.10.12 09:36 - SİYASET
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'ye yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Katz'ın sözlerini İsrail'de yaklaşan seçimler öncesindeki siyasi çaresizliğin göstergesi olarak nitelendiren Duran, İsrail yönetiminin tehdit ve karalama kampanyalarının Türkiye'nin tutumunu değiştirmeyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi.
11 Ekim 2026 tarihinde sosyal medya hesabından açıklama yapan Duran, Katz'ın sözlerinin İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde yaşanan siyasi çaresizliği ortaya koyduğunu ifade etti.
İsrail yönetiminin Türkiye'ye yönelik suçlamalarının Gazze'deki eylemlerini ve bölgesel politikalarını gizleyemeyeceğini belirten Duran, açıklamaları sert sözlerle eleştirdi.
"Siyasi çaresizliğin göstergesi"
Duran, İsrail Savunma Bakanı Katz'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Türkiye'yi hedef alan ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendirerek bu söylemleri İsrail yönetiminin seçim öncesindeki siyasi durumuyla ilişkilendirdi.
Türkiye'ye yönelik ithamların, İsrail yönetiminin Gazze'deki sicilini ve bölgede sürdürdüğü saldırgan politikaları örtemeyeceğini savundu.
"Uluslararası hukuku hiçe sayıyorlar"
İletişim Başkanı Duran, Katz'ın ateşkes ve barış görüşmelerinde görev alan isimlere yönelik ölüm tehditlerinde bulunduğunu belirterek bunun uluslararası hukuka aykırı bir yaklaşım olduğunu söyledi.
Duran, söz konusu açıklamaların uluslararası kamuoyunu yok saymak anlamına geldiğini ifade etti.
"Türkiye Filistin halkını savunmayı sürdürecek"
Türkiye'nin Filistin konusundaki politikasının değişmeyeceğini vurgulayan Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının meşru haklarını, adaleti ve kalıcı barışı savunmaya devam edeceklerini bildirdi.
İsrail yönetiminin tehditlerinin, provokasyonlarının ve karalama faaliyetlerinin Türkiye'nin hak ve adalet temelindeki tutumunu değiştiremeyeceğini belirtti.