2016.02.25 10:13 Son Güncellenme: 2016.02.25 10:13 - SİYASET
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, 'Türkiye’nin güneydoğusuna baktığınızda Suriye ve Irak'ta devlet yok. Devlet hakimiyeti olmadığı zaman biz yalnızca kendi tarafımızdan girişi çıkışı engellemeye çalışırız. Sınırımızın güneyi eşkıyanın elinde.' dedi.
Türkeş, HDP’nin TBMM’de yapılan çalışmaları aksatmak amacıyla faaliyetlerde bulunduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:
“Meclis’te parti gibi görünen terör örgütünün bir siyasi uzantısı var. Orada yapılan çalışmaları aksatmak için ve terörle yapılan mücadeleyi saptırmak için büyük çaba sarf ediyorlar. Dün akşam iki bakanımızla ilgili gensoru verdiler. Sağlık Bakanı’nın Cizre’deki yaralılara ve hastalara yeteri kadar sağlık ekibi, ambulans göndermediğini iddia ediyorlar. İçişleri Bakanı için de bir gensoru verildi, çok şükür ikisini de reddettik.”
“BELEDİYELERİ SAVAŞ ALANINA ÇEVİRDİLER”
HDP’nin müzakere sürecini gasp ederek şehirleri savaş alanına çevirdiğini dile getiren Türkeş, “AK Parti iktidarı Türkiye’de barışı sağlamak adına olaylara farklı açıdan bakmayı denedi. Teröristi de dinlemek gibi bir sürece girişildi. Bu sürecin en kötü sonucu 2014 belediye seçimlerinin ardından yaşandı. Bunlar ele geçirdikleri belediyeleri, vatandaşların verdiği vergilerle savaş alanı haline getirdi” değerlendirmelerinde bulundu.
Terörle mücadele sürecinde çok hassas hareket edildiğini belirten Türkeş, terörle mücadele sürecinin yavaş gitmesinin sebeplerini şöyle sıraladı:
“Terörle mücadelede yavaş gidilmesinin sebebi, sivil zayiatının olmaması ve güvenlik güçlerimizin de yaralanmalarının, şehit olmalarının önüne geçmek. Çok hassas hareket edildi bu süreç boyunca. ‘Vatandaşlara sokağa çıkmayın’ dedik. Bize ‘dolaşım özgürlüğü’ diye cevap verdiler. İnsanın en önemli hakkı yaşama özgürlüğü ve sağlıklı olma özgürlüğüdür. Teröristlerin bölgeyi muharebe alanına çevirdiği dönemde öncelik vatandaşın incinmemesidir.”
“BAŞKANLIK SİTEMİ KİŞİYE BAĞLI DEĞİLDİR”
Başkanlık Sistemi’nin yönetimsel alanda yaşanan tıkanmaların önüne geçeceğini ifade eden Türkeş, “Şimdi Başkanlık Sitemi’ne geçelim diye bir öneri sunuyoruz biz. Bu sistemde bir kişiye yetki verilmesi söz konusu değildir. Yönetimsel farklı bir alternatifin değerlendirilmesidir. Bunu konuşmakta gocunmamalıyız. Parlamenter sistemi geçtiğimiz üç seçim döneminde yapabildiğimizi gördük. Bu açıdan bakıldığında bu sistem gayet iyi. Ama bir de 7 Haziran yaşadık. 7 Haziran’da terör örgütünün siyasi uzantısını destekleyerek Meclis’e soktular. Sonuçta partiler koalisyon yapmak durumunda kaldı. Yetmedi bir de dışarıdan vali atanacaktı hükümete. Bu oyunlar oynandığında, partiler uzlaşamaz hale geldiğinde sistemin nasıl kilitlendiğini gördük. Başkanlık Sistemi olsaydı, başkan dışarıdan bir kabine atayacaktı. O zaman Meclis’teki aritmetik değişikliği ülkeyi bir kaosa sürüklemeyecekti” diyerek sözlerine son verdi.