2016.02.14 20:57 Son Güncellenme: 2016.02.14 20:57 - GÜNDEM
Köşe yazarı Leyla Liman Oruç, hazırladığı "Evlilik ehliyeti", bir başka adıyla "Evlilik Sertifikası" projesini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na sundu.
Suça yatkın kişilerin genetik yapısına dikkat çeken Oruç, “Bazı ülkelerde suç işleyen suça yatkın olan kişilerin mutlak suretle genetik yapıları incelendiğini yapılan çalışmalarda görmekteyiz. Adam öldürmenin bir bağımlılık olduğuna ve kalıtım yoluyla geçtiğine inananlar olduğu gibi DNA’nın yapısını aydınlatanlardan biri olan Nobel ödüllü James Watsan, ‘Kaderimizin büyük ölçüde genlerimizde yazılı olduğunu biliyoruz’ dediği gibi bize ışık tutacak bunca tespit varken, hatta 1968’de ünlü tıp dergisi The Lancet’te yayınlanan bir araştırmada normal erkek kromozomunun XY olması gerektiği halde bir yerine iki 'Y' kromozomu taşıyan erkekler 'daha fazla erkek' olduğu, bu kalıtımsal kusurun kişiyi, elinde olmadan şiddet göstermeye ve suç işlemeye yönlendirdiği şeklinde yorumlanmıştır. XYY ile suçluluk arasında mutlak bir ilişki olduğuna inanan ve bu kromozomu taşıyor diye doğmamış oğlunun yaşamına son veren çok sayıda kadın olduğuna kayıtlarda rastlıyoruz. Bir başka husus ise, çocukluklarında anne şefkatinden yoksun dövülerek büyütülenlerin büyüdüklerinde suça yatkın oldukları kanıtlanan örnekler arasında. Bununda genlerle ilgili bağlantısını araştırdığımda 'MAOA' genine rastladım. MAOA geninin 2 çeşidi varmış. Kısa ve Uzun olarak. Uzun şeklini taşıyanlar çocukluklarında fena muameleyle karşılaşsalar bile ileride şiddet göstermiyorlar. Kısa genini taşıyanlar ise risk altında. Dünya’da bazı mahkemelerin MAOA geninin suçlularda araştırılmasına izin vermediğini de araştırmamı yaparken öğrendim. Geni bozuk diye suç indirimi almasınlar gibi bir mantık geldi aklıma. Hele hele çocuk istismarında gözlemlenen anti sosyal kişilik bozukluğu olan insanların tespiti çok önemli. Yaşamı boyu kendini ifade edememiş, sorunlu bir çocukluk yaşamış, sevgiden yoksun ve toplumda var olmak isteyip kendine mutlu olabileceği bir yer edinememiş insanlara baktığımızda dahi suça meyilli halleri çok net göze çarpmaktadır” ifadelerini kullandı.
“EVLENMEK İSTEYEN EŞ ADAYLARI MUTLAK SURETLE ‘EVLİLİK EHLİYETİ’ ALMAK ZORUNDALAR”
Oruç, şöyle devam etti: “Bu ve benzeri araştırma ve istatistikler o kadar çok ki. Ben de diyorum ki; evlenmek isteyen eş adayları mutlak suretle 'Evlilik Ehliyeti' almak zorundalar. Kişinin ruhsal ve bedensel yapıları uzmanlar tarafından incelenerek tespitler yapılmalı. Kişilerin cinsel eğilimleri, cinselliğe bakış açıları da dikkatlice incelenmeli Kişilerin sosyo-ekonomik boyutları tespit edilmeli Kişilerin gerektiği durumlarda genetik detaylarına bakılmalı burada yazmadığım daha birçok yönden incelenilerek sağlıklı bir aile için uygun olabilme puanlamaları yapılmalı... Hem kadın hem erkek için. Sonuçlar uzmanların bilgi ve önerilerine göre açıklanmalı veya saklanılmalı. Nasıl ki sürücü belgesi alamayanlar trafiğe çıkamıyor 'Evlenebilme Ehliyeti' veya 'Evlenebilme Sertifikası' olmayanlar da bu kuruma adım atmamalı. Hatta belli yıl aralıklarıyla bu ehliyetlerin kontrollü yenilenmesi de mümkün kılınmalı. Aksi takdirde işlenen cinayetlerin devamı artarak gelecektir.”
“DİLEĞİMİZ VE HEDEFİMİZ; EVLİ, MUTLU, ÇOCUKLU, UZUN VE GÜZEL BİR YAŞAM”
"Dileğimiz ve hedefimiz; evli, mutlu, çocuklu, uzun ve güzel bir yaşam" diyen Leyla Liman Oruç, “Nitelikli, sağlıklı çocuk yetiştirebilmenin ilk aşamasının sağlıklı ruhlara sahip anne ve baba olmaktan geçtiğini hiç kimse unutmamalıdır. Bazılarınızı duyar gibiyim. Ruh sağlığı yerinde insanların sayıları ne kadar az ise bekar yaşamlar o kadar çok mu olacak? diye... Karar sizin! Evli ama katledilip ölecek! Bunu mu seçersiniz yoksa; bekar ama özgür ve huzurlu bir yaşamı mı? Tabii ki dileğimiz ve hedefimiz; evli, mutlu, çocuklu, uzun ve güzel bir yaşam... Haydi nitelikli bireyleri çoğaltmak için büyük projeme kulak verin ve hayata geçirelim. 'Evlilik Ehliyeti' ya da 'Evlilik Sertifikası' için çalışalım… Kısaca 'EE' ya da 'ES'diyelim” dedi.