2026.07.30 11:32 Son Güncellenme: 2026.07.30 11:32 - GÜNDEM
Bursa'da otomobil fabrikasında çalışan bir işçinin, sendika başkanı hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşım gerekçesiyle tazminatsız işten çıkarılmasına ilişkin davada Yargıtay son sözü söyledi. Yüksek Mahkeme, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına hükmetti.
Bursa'da otomobil fabrikasında çalışan bir işçi, üyesi olduğu sendikanın genel başkanı hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım gerekçe gösterilerek 14 yıllık çalışmasının ardından tazminatsız işten çıkarıldı.
İş Mahkemesi'ne başvuran işçi, sosyal medya paylaşımının şirketin kurumsal kimliği ve etik kurallarına aykırı olduğu, ayrıca iş yerindeki huzur ve barışı bozduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi uyarınca feshedildiğinin kendisine bildirildiğini belirtti.
Paylaşımı yapıp yapmadığını hatırlamadığını ifade eden işçi, tazminatları ödenmeden işten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesini talep etti.
Davalı işveren ise işçinin sendika başkanına yönelik "Patronun kölesi, patron ne derse onu yapar" ifadelerini kullandığını, bu paylaşımın şirket etik kurallarına aykırı olduğunu ve toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında iş yerindeki huzur ortamını olumsuz etkilediğini ileri sürerek davanın reddini istedi.
İlk derece mahkemesi işçiyi haklı buldu
İş Mahkemesi, işçinin sosyal medya paylaşımının tespit edildiğini ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen haklı fesih nedenleri arasında sendika başkanına yönelik eleştiri niteliğindeki ifadelerin yer almadığını belirterek davanın kabulüne karar verdi.
Mahkeme, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına hükmetti.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı değiştirdi
Kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinin şirketin kurumsal kimliği ve etik kurallarına aykırılık ile iş yerindeki huzur ortamının bozulduğu gerekçeleriyle feshedildiğine dikkat çekerek ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı ve davanın reddine karar verdi.
Bunun üzerine işçi dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay'dan emsal nitelikte karar
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin sendika başkanına yönelik paylaşımının işveren açısından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) maddesi kapsamında doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
Yargıtay kararında, "Sendika Başkanına yönelik söyleminin işveren açısından 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmünde yer alan doğruluk ve bağlılığa uymayan eylem boyutunda olmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki davacı tarafın, davalı işyeri çalışanı olmayan Sendika Başkanına yönelik belirtilen söylemi nedeniyle iddia olunduğu gibi toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ne surette olumsuzluk yaşandığı hususu somut olarak ortaya konulamamıştır. İşyerindeki çalışma barışının bozulduğu olgusu da dosya kapsamına göre sübut bulmamıştır. Bu nedenle davalı işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönündeki iddiasını ispatlayamamış olup davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığının kabulü gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi.