Bursa
Hafif Sağanak Yağışlı
8.6°
Gündem Bursa

Bülent Arınç'tan flaş hocaefendi açıklaması

2014.03.20 10:28 Son Güncellenme: 2014.03.20 10:28 - SİYASET

Bülent Arınç'tan flaş hocaefendi açıklaması
"Hocaefendi'yi bir kenara koymak gerekir" diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fethullah Gülen'in son açıklamalarına değindi ve "'Bizim hükümetle bir meselemiz yoktur' dese mesela kalmayacak ama yapılmadı" şeklinde konuştu AS TV'de Okan Tuna'nın sorularını cevaplandıran Arınç Fethullah Gülen ile ilgili farklı açıklamalar yaptı: Z HER ŞEYİ YOK SAYMIYORUZ" Fethullah Gülen’in son günlerde bir gazetede çıkan röportajları ile ilgili konuşan Arınç, “Şimdi kendisine bağlı olan gazete de bir röportajı var. Kendisine bağlı değil, bizzat cemaatin çıkarttığı bir gazete. Bunlar belli bir şekilde satılıyor. Takdir ediyoruz, okuyoruz. Ben o gazetenin abonesiyim. Aboneliği kesmedim. Neler yazıyorlar diye okuyoruz. Biz her şeyi yok kabul etmiyoruz. Buda gelir, geçer yahu diyoruz. Burada yanlış yapanlar, hata yapanlar cezasını çekecek. Bilerek hata ve kötülük yaparlar. Şimdi yine beddua etmiş veya lanet okumuş. Hocaefendi çok duygusal bir insandır. Daha evvelde buna benzer açıklama yaptı. Kırılma noktası o oldu. Başbakanımız da arkadaşlarımız da ona çok üzüldüler. Onlar İslam’da bunun yeri vardır diyorlar. Mülana diye bir şey. Ben ilk defa duydum. Belki vardır. Kendimizi de işin içene koyarak, biz lanet veya beddua okuyoruz. Peygamberde böyle yapmıştı falan diyorlar. Ben orasını bilmem Lanet okumaya gerek yok. Niye lanet okuyalım” şeklinde konuştu. “BİZİMLE ALAKASI YOKTUR DESİN BİN DEFA LANET OKUMAKTAN DAHA HAYIRLI İŞ İŞLER” “Ben o kadar yakınlığım içerisinde dershaneler konusundan başlayarak bugüne gelinceye kadar hocaefendi ile hiç görüşmedim” diyen Arınç, şunları kaydetti: “O günden beri ne telefonla hatırını sordum ne de bir görüşme yaptım. Herkesin herkesi dinlediği bir yerde ben o aptallığı yapacak bir adam değilim. Ama en yakınlarına 'bakın arkadaşlar henüz her şey bitmedi. Bende inanıyorum ki hükümet aleyhinde bir tuzak var. Bu tuzağın içerisinde de sizin bazı mensuplarınız var. Hayır mı diyorsunuz evet. Bize göre de evet. Biz inanıyoruz ki şunlar şunlar şunlar hükümet aleyhinde bir tuzak kurdular, bunun yurt içi ve yurt dışında bağlantıları var. Bunun amacı başbakanımızı devirmek ve hükümetimizi itibarsız hale getirmek. Siz buna inanmıyor olabilirsiniz ama hocaefendiye lütfen şunu söyleyin veya siz şunu yapın; Hükümetle bizim bir sorunumuz yok. Hükümete karşı kim tuzak kurmuşsa, kim işbirliği yapıyorsa ben onlara isim verdim ama isim söyleyin’ demedim. Genel ifadeler kullanın dedim. Bunların hiçbirisi ile bizim camiamızın bir ilgisi yoktur. Biz bu dinlemeleri ve tuzakların hiçbirisini kabul etmiyoruz. Hükümet müsteri olsun. Eğer varsa böyle bir insanlar biz camiamızda kabul etmiyoruz' deyin dedim. Bunu derseniz hükümette 'madem onlar istemiyorlar, kabul etmiyorlar, böyle bir şeyi ret ediyorlar bizde geri dönelim'. Bugüne kadar hiç bir şekilde beddualara gerek yok. Söyleyecekleri tek bir cümle var. Bu tuzakları kuran bizden değildir, iftiraları, montajları yapan bizden değildir. Bizim hükümetle bir sıkıntımız yok. Eğer kimki bize mensup olduğunu iddia edip bunları yapmış ise onları ret ediyoruz dese mesele kalmayacak. Bu açıklamalar yapılmadı. Hocaefendi çok güçlü bir insan. Bu sözü bir kere söylese, bir defa ilan etse gazete yazar mı yazmaz mı bilmiyorum? Oda ayrı bir mesele. Şimdi işbirliği yaptıkları çok şeylerde var. Başka gazetelerde var. Bu çok masum bir istek değil mi? Bir siyasi bir organizasyon değiliz. Hükümeti sandık getirir, sandık götürür bunları rakipleri düşünsün. Kim ki bizim camiamızı kullanarak, tuzak kurmuşsa, herkesi dinlemiş, herkes hakkında şantaj yapacak duruma gelmişse MİT'in TIR'larını durdurup yıpratmaya kalkıyorsa, onu bunu gözaltına alıp itibarsız hale getirmek istiyorsa savcıları da işin içine koymak lazım. Bizimle alakası yoktur desin bin defa lanet okumaktan daha hayırlı iş işler. Ama ben şu an itibariyle böyle bir şey duymadım. O zaman camia ya da önde gelenleri bu yapılanları meşru ve mazur görüyor. O zaman başbakan üzülüyor.”