Bursa
Çok Bulutlu
32.2°
Gündem Bursa

12'nci Yargı Paketi Meclis'te kabul edildi

2026.07.17 12:18 Son Güncellenme: 2026.07.17 12:19 - SİYASET

12'nci Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme icra, noterlik, idari yargı, Danıştay ve hakim-savcı eğitimlerinde önemli değişiklikler içeriyor.

12'nci Yargı Paketi Meclis'te kabul edildi


Kamuoyunda "12'nci Yargı Paketi" olarak anılan, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'ndaki görüşmelerin ardından kabul edilerek yasalaştı. Çok sayıda kanunda değişiklik öngören düzenleme; icra-iflas işlemlerinden noterlik uygulamalarına, idari yargıdan hakim ve savcı yardımcılarının eğitimine kadar birçok alanda yeni hükümler getiriyor.

İcra ve iflas işlemlerinde yeni dönem

Yasayla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nda da önemli değişiklikler yapıldı. Buna göre, tüm maliklerin taşınmazı yalnızca miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı durumlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Bu yöntem sadece bir kez uygulanabilecek.

Elektronik satış portalında yayımlanacak ilanlara ilişkin kurallar da yeniden düzenlendi. Satış talebinde bulunan ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırmanın sona ermesinden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurursa, alacağının teminatı karşıladığı bölüm için kendisinden teminat alınmayacak. Ayrıca Hazine'nin açık artırmalarda teminat verme yükümlülüğünden muaf olduğu ilanlarda açıkça belirtilecek.

Elektronik ortamda sunulacak tekliflerin, haczedilen malın muhammen değerinin yüzde 50'sinden az olmaması gerekecek. Ortaklığın satış suretiyle giderildiği ve ilk artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda teklifin muhammen bedelin yüzde 100'ünü, ikinci artırmada ise yüzde 50'sini karşılaması zorunlu olacak. Bunun yanında, güvence altındaki alacaklar ile satış isteyen alacaklının öncelikli alacağının toplamı hangisi yüksekse o tutarın ve buna ek olarak satış ile paylaştırma giderlerinin de aşılması şartı aranacak.

Yeni hükümler kapsamında, ihaleyi kazandığı halde süresi içinde bedeli yatırmayan alıcının yatırdığı teminat geri verilmeyecek. Öncelikle satış masrafları mahsup edilecek, kalan bölüm ise icra dosyalarında hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenecek. Bedeli yatırmayan kişinin satış talebinde bulunan alacaklı olması halinde, muhammen değerin yüzde 10'u kendi alacağından düşülecek ve bu satış nedeniyle oluşan masraflar borçluya yüklenmeyerek alacaklı üzerinde bırakılacak.

Ortaklığın satış yoluyla giderildiği dosyalarda ise bedeli yatırmayan en yüksek teklif sahibinin teminatı satış giderleri düşüldükten sonra paydaşlara hisseleri oranında dağıtılacak. Eğer yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi paydaşlardan biri ise teminatın tamamı diğer paydaşlara payları oranında ödenecek. Ayrıca süresi içinde ihale bedelini yatırmayan en yüksek teklif sahibine, teklif ettiği tutarın yüzde 5'i oranında idari para cezası uygulanacak. Bu ceza, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilecek.

Noterlik işlemlerinde elektronik uygulama

Noterlik Kanunu'nda yapılan değişiklikle noterlik evrakı ve defterleri; mahkemeler, sulh ceza hakimlikleri, cumhuriyet başsavcılıkları, resmi kurumlar ya da konusu belirtilmek şartıyla noterlikte soruşturma yürütmeye yetkili kişiler tarafından denetlenebilecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının talep edilmesi halinde noter, evrakın bir örneğini hazırlayıp aslının aynısı olduğunu onaylayacak, bu örneği saklayacak ve asıl belgeyi ilgili makama gönderecek.

Yetkili mercilerin noterlik evrakının onaylı örneğini istemesi durumunda ise noter, belgeyi elektronik ortamda tarayarak güvenli elektronik imzayla onayladıktan sonra ilgili kuruma elektronik ortamda iletecek. Elektronik gönderimin mümkün olmadığı hallerde ise onaylı örnek fiziki olarak teslim edilecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta gideri ve tarifede yer alan yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kağıt bedeli veya başka herhangi bir ücret alınmayacak.

Danıştay ve idari yargıda değişiklikler

Danıştay Kanunu'ndaki düzenlemeyle, 2016 yılından itibaren 10 yıl içinde Danıştay daire sayısının 10'a indirilmesini öngören ve 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre dört yıl uzatıldı. Ayrıca daire sayısının korunacak olması nedeniyle boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesine ara verilmesine ilişkin uygulama da 23 Temmuz 2030 tarihine kadar sürdürülecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, tek hakim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletildi.

Buna göre; düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere konusu 486 bin lirayı aşmayan iptal ve tam yargı davaları, öğrenciler hakkında verilen uzaklaştırma ve ilişik kesme kararları dışındaki disiplin, sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine ilişkin davalar, kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleriyle uyarma cezalarına ilişkin davalar, mesleki faaliyeti geçici ya da sürekli engellemeyen disiplin cezaları, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan uyuşmazlıklar idare mahkemelerinde tek hakim tarafından karara bağlanacak. Ayrıca değeri 486 bin lirayı geçmeyen davalar vergi mahkemelerinde de tek hakim tarafından sonuçlandırılacak.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğu ancak gerekçesini eksik veya yanlış değerlendirdiği durumlarda gerekçeyi değiştirerek, maddi hata bulunması halinde ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunu reddedebilecek.

İlk inceleme kararları ile usule ilişkin diğer nihai kararlara yönelik istinaf başvurularının haklı bulunması, görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından karar verilmesi, reddedilmiş veya yasaklı hakimin davaya bakması, dilekçenin reddi gerekirken esasa girilmesi, dosyanın eksik ya da yanlış hasımla sonuçlandırılması, talep hakkında karar verilmemesi, eksik hüküm kurulması, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken yapılmaması ya da duruşma açılması zorunlu olmasına rağmen duruşmasız karar verilmesi gibi durumlarda bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı kesin olarak ilgili mahkemeye gönderecek.

Ancak keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma eksikliğinin giderilmesinin mümkün olduğu hallerde bölge idare mahkemesi bu eksiklikleri kendisi tamamlayarak karar verebilecek. Bunun dışındaki durumlarda dosyanın yeniden ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilemeyecek.

Temyiz hükümleri yeniden düzenlendi

Yeni düzenlemeye göre, temyize tabi davalar dışında kalan uyuşmazlıklarda bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da incelenebilecek.

Bununla birlikte idare ve vergi mahkemelerinde tek hakim tarafından görülen davalar, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki davalar ile yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar bakımından, kaldırma kararı sonrası yeniden hüküm kurulmuş olsa dahi temyiz yolu kapalı olacak.

Konusu 270 bin lirayı aşan ancak 920 bin lirayı geçmeyen vergi ve tam yargı davaları ile idari işlemlere ilişkin davalarda, istinaf incelemesi sonunda kaldırma kararı sonrası verilen kararların temyizine imkan tanıyan hüküm yürürlükten kaldırıldı.

Genel Kurul'da kabul edilen önerge doğrultusunda ise bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlarda, temyiz sınırının altında kalan davalarda iki karar arasındaki parasal farkın 2026 yılı itibarıyla 55 bin lirayı geçmemesi halinde temyiz başvurusu yapılamayacak. Ayrıca, bu yıl itibarıyla değeri 486 bin lirayı aşmadığı için tek hakim tarafından karara bağlanan davalarda, hükmedilen tutarlar arasındaki fark 55 bin lirayı aşsa bile bu kararlar incelenemeyecek.

Adli Tıp Kurumu ve hakim-savcı yardımcılarına ilişkin düzenlemeler

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'daki değişiklikle, ihtisas kurulu başkan ve üyeleri için en az tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da ilgili alanda doktora derecesi şartı getirildi. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olacak. Süresi sona erenler, yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerini sürdürecek.

Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan dava türleri ile kişisel gelişim alanlarında eğitim verilecek.

Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan sorular yöneltilecek ve değerlendirme 100 tam puan üzerinden yapılacak. Sonuçlar yazılı sınav kurulu tarafından tutanak altına alınarak Türkiye Adalet Akademisine gönderilecek.

Sözlü sınavlarda ise adayların mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki sorunları anlama, çözüm üretme ve ifade becerisi, özgüveni, temsil yeteneği, mesleğe uygun davranışları, Türkçeyi etkili kullanma kabiliyeti ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.

Hakimler ve Savcılar Kanunu'na eklenen bir diğer hüküm uyarınca ise hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası uygulanacak.

285 milletvekilinin oy kullandığı Genel Kurul oylamasında, 217 milletvekili "kabul", 68 milletvekili ise "ret" oyu verdi. Böylece kamuoyunda "12'nci Yargı Paketi" olarak bilinen kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Ömer Faruk Daşkın