Son Dakika
22 Ocak 2017 Pazar

Teleferik’te kuyruk eziyeti…

Uludağ Üniversitesi’nden Prof Kemal Sezen, teleferikte yaşadığı çileyi kaleme aldı. İşte o eziyetin detayları:

21 Ocak 2016 Perşembe, 11:07
teleferik

Gundembursa.com. okur köşesine gelen şikayetlerden bir tanesini siz okurlarımızla paylaşıyoruz: Sizler de şikayetlerinizi; ihbarlarınızı, yörenizde yaşanan meseleleri gundembursailetisim@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Biz yönetim bilimciler, sistemlerin yönetiminde karşılaşılan problemler için bilimsel yöntemleri kullanarak çözümler geliştirip sistemi daha iyi bir konuma getirmeyi amaçlarız. Ancak Bursa’nın marka değerleri derslerimize iyi değil, kötü yönetimin örneği olarak giriyor. Ders hocamızın başından geçen ve sınıfta bize anlattığı konu tam da böyle. Konuyu hocamız Prof. Dr. Kemal Sezen’in ağzından anlatmak istiyorum:
“Oğlumla birlikte teleferikle Uludağ’a çıktık. Saat 15’e kadar kayıp dönüş yolculuğumuza geçtiğimizde ise eziyet başladı. Yaşadıklarımız ve karşılaştığımız olaylarla dehşete düşmemek elde değildi. Daha önce kocaman bir sobanın yandığı kapalı alanları bulunan bekleme salonu yerine, yeni inşaatı tamamlanmaya çalışılan soğuk bir binada bir saat uzunca bir kuyrukta bekledik. Daha sonra Bursa’ya dönmek üzere ikinci yerleşim bölgesinden teleferiğe bindik ve Sarıalan’ a geri geldik. Geçen yıl yaptığımız gibi, hemen 1 metre önümüzde bulunan diğer teleferiğe geçmek istediğimiz anda, bir görevli oradan doğrudan binemeyeceğimizi belirtip dükkanların içinden geçip yeniden sıraya girmemiz gerektiğini söyledi. Teleferik için yeni bekleme hattı oluşturanlar, insanların sağlıklı koşullarda bekleyebileceği tipiden, kardan etkilenmeyecek kapalı bir ortam oluşturma gereği duymamışlar. Kuyruk, karların üzerinde alabildiğince uzuyor, insanlar karların üzerinde saatlerce beklemek zorunda kalıyor. Kuyrukta emeklisinden gencine, yaşlısından çocuğuna her türlü insan vardı. İzmir,Bilecik,İstanbul’dan gelenler, İtalyan, Japon, Arap…. Bazılarının giyimleri, ayakkabıları uzun süre soğukta beklemeye uygun değildi.Kıyafetleri sağlam olanlar bile soğuktan titriyordu, yanımdaki çocuğun ‘anne, ayaklarımı hissetmiyorum’ dediğini duydum. Olabilecek en kötü şartlarda ve çözümsüz bir kargaşanın içine düşmüştük. Kavga edenler mi dersin, bağıranlar mı? Benim dinlerken düşündüğüm şey ise şuydu; şehrimizi ziyarete gelen, kuyrukta bu işkenceyi çeken insanlar ne düşünmüşlerdir?”
Bir yönetim bilimci olarak, teleferik tesis yöneticilerini sade bir vatandaş gibi bu yolculuğu yapmaya davet ediyorum. Girin o sıraya da insanları çileden çıkaran, bu manzaraya şahit olun. Teleferiğin yenilenip modernleşmesi kadar sunulan hizmette de aynı durum söz konusu mu yakından görün.
Ecem Özkan (Yüksek Lisans Öğrencisi / Uludağ Üniv. Yöneylem ABD)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>