İki günü aynı olan zarardadır

Allahü teâlâ çalışana verir. İster kâfir ister mümin olsun, bir gayeye kilitlenerek çalışıyorsa, önüne çıkacak mânileri kaldırır ve onu hedefine ulaştırır. Ne niyetle yapmışsa, karşılığını âhirette alır.

GÜNDEM, 10 Temmuz 2015 Cuma, 10:58
İki günü aynı olan zarardadır
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ çalışana verir. İster kâfir ister mümin olsun, bir gayeye kilitlenerek çalışıyorsa, önüne çıkacak mânileri kaldırır ve onu hedefine ulaştırır. Ne niyetle yapmışsa, karşılığını âhirette alır. Her iş niyetine göredir. Bir sultan, savaş için, muazzam bir ordu hazırlar. Tepeye çıkıp, ordunun olduğu vadiye bakar. (Yâ Rabbî, bu ordumla beraber Peygamber efendimizin zamanında yaşasaydım da, Onun emrinde savaşa katılsaydım) diye içinden geçirir. Aradan zaman geçer, sultan vefat eder. Kıyamette, sadece bu niyetinin hürmetine Allahü teâlâ onu affedip Cennete koyar. Çünkü sevdiklerine o kadar yüksek kıymetler vermiş ki, kul bir şey yapamasa bile, kendi rızası için olan böyle ufacık bir niyeti, her şeyden çok daha kıymetli kabul ediyor. (İki günü eşit olan aldanmış, bugünü dününden kötü olan ise lanetlenmiştir) hadis-i şerifinde bildirilen “İki günü eşit olmamak”, zarara girmemek demektir; bugün dünkünden daha çok ibadet yapmak değildir. Herkesin belli bir sevabı vardır. Bugün çok az bir sevab da işlense, düne göre sevabımız artıyor demektir. Mesela dün 500 birim sevabımız varsa, bugün bir tek sevab işlersek 501 birim olur. Dünküne göre durumumuz iyi olmuş demektir. Çok az da olsa, her gün sevabımızın artması lazım. Bugün çok sevab işlediğimiz hâlde, çok da günah işlersek, diyelim 50 birim sevab işledik, 60 birim de günah işlemişsek, 10 birim zarardayız demektir. Toplam sevabımız olan 500 birimden bu 10 birim günahımız çıkınca, 490 birim sevabımız kalıyor. İşte bu durumda, bugün zarar ettiğimiz için aldanmış oluyoruz. Demek ki, sadece çok sevab işlemek yetmiyor, sevabları götürecek günahlardan da sakınmak gerekiyor. Farz namazı kılmamışsak, birinin kalbini kırmışsak veya birini gıybet etmişsek, bu günahlar sebebiyle çok zarara uğramış oluruz. Günah işlemekten çekinilmezse, Allah saklasın, zamanla ibadetler sıfırlanabilir, hattâ günahları hafif görmeye başlayınca küfre girilebilir. İbadetlerin kıymeti, niyete, ihlâsa ve imanın kuvvetine, parlaklığına göredir. Yani imanı parlak, niyeti düzgün ve ihlâsı çok olanın ibadeti daha kıymetlidir. İhlâsla ibadetlere devam edilince, her gün iman daha kuvvetlenir, daha parlar ve böylece ibadetlerin kıymeti de artar.
YAŞAM
Müge Anlı'nın ekibi Kastamonu'da kaza yaptı
Televizyonda yayınlanan 'Müge Anlı İle Tatlı Sert' programın çekim ekibi, Kastamonu'da kaza geçirdi.
SİYASET
Kılıçdaroğlu: 'O belediye başkanını yaşatmam'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'nin görevde...
SPOR
Fikret Orman'dan Bayern Münih yorumu
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Şampiyonlar Ligi'ndeki Bayern Münih eşleşmesine ilişkin, "Almanya ...
BURSASPOR
Timsah Adana'ya hazır
Bursaspor, bugün öğle saatlerinde yaptığı antrenmanla Adanaspor maçı hazırlıklarını tamamladı.
BURSA
Bursalılar dikkat! Trafiğe kapatılacak
Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Yıldırım'ın Teferrüç Mahallesi Şenes...
BURSA
Çavuşoğlu'ndan büyüme açıklaması! "Bursa'nın payı büyük..."
TÜİK'in açıkladığı büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Haka...
Kendilerin her yere sığma çabaları sonucu oluşan sevimli fotoğraflar
Yaşını duyanlar şok geçiriyor!
İşte dünyanın en uzun boylu kedisi
Çocuk oyuncuların şimdiki hallerini görünce çok şaşıracaksınız

En Çok Okunan Haberler