Bursa evliyalarından Dede Halîfe Hazretleri

Osmanlı âlimlerinin meşhurlarından. On altıncı asırda yaşamıştır. 1565 (H.973)'te vefât etti.

GÜNDEM, 21 Haziran 2016 Salı, 09:24
Bursa evliyalarından Dede Halîfe Hazretleri
Osmanlı âlimlerinin meşhurlarından. On altıncı asırda yaşamıştır. 1565 (H.973)'te vefât etti. Gençliğinde ticâret ve deri dabağcılığı yaptı. Yirmi yaşına kadar ilimden bir harf okumamış, bir ilim ehlinin sohbetinde bulunmamıştı. Yirmi yaşından sonra bir hâdise sebebiyle ilme başlayıp devrinin meşhur âlimlerinden oldu. Amasya'da deri dabağcılığı ile meşgul iken, Amasyalılar şehirlerine gelen bir müftüyü ağırlamak için bir bahçeye götürmüşlerdi. Dede Halîfe de bir tanıdığı vâsıtasıyla bahçedeki cemâatın arasına katılmıştı. Yemek hazırlıkları yapılacağı sırada biraz odun lâzım oldu. Dede Halîfe; "Ben toplayayım." diye yerinden fırladı. Bu arada misâfir müftü ona bakarak; "Bu câhil gitsin." dedi. Müftünün bu sözlerini duymuştu ve kendinin ilimden habersiz bir câhil olduğunun da farkında idi. Ancak o anda bu şekilde hor görülmesi kendisini başından kaynar sular dökülür gibi yakmıştı. Birdenbire büyük bir kırıklık hâline girmiş, son derece mahzunlaşmıştı. Perîşân bir halde kalabalıktan yavaş yavaş uzaklaşarak odun toplamaya gitti. Kalabalık gözden kaybolunca, oradaki bir sudan abdest aldı. İki rekat namaz kıldı. Sonra yüzünü yere koyarak secde hâlinde tam bir teslimiyet ve yakarışla Allahü teâlâya duâ edip, câhillikten kurtarmasını istedi. İlim ve fazîlet sâhibi kimselerden olmak için içli duâlar yaptı. Duâ için yüzünü toprağa koyduğu sırada o kadar kendinden geçti ki, bu sebeple toprakta yüzü çizilip kanamış ve farkında olmamıştı. Sonra kalkıp odun topladı. Götürebileceği kadar yüklenip bahçede oturan cemâatin yanına getirdi. Kalabalığa yaklaşınca yüzündeki çizikleri ve kanları görerek ağaç toplarken yüzünü yaralamış diye gülüştüler. Bahçede bulunanların hepsinin biraraya toplanmış olduğu bir anda Dede Halîfe misâfir ve ilim sâhibi müftünün yanına yaklaşıp elini öptü. "İşimi bırakıp, ilim öğrenmek istiyorum!" dedi. Müftü; "Çok zor senin bu isteğin. Çok çalışıp, gayret sarfetmeden ve bir hocanın dersine, hizmetine devâm etmeden mümkün değildir. Sen bu yükün altından kalkamazsın." dedi. Ama o çok kararlı bir halde yalvararak ısrâr etti. Müftü sonunda ona ilim öğretmeyi kabûl etti. Ertesi gün işini bırakıp dükkanında bulunan mallarını satıp ilim öğrenmek için hazırlık yaptı. Kitaplar satın aldı. Derhal ilim tahsîline başladı. Büyük bir gayret ve şevkle günden güne ilmini ilerletti. Sonunda Bursa'da Sultan Murâd Medresesinin meşhur müderrislerinden Müderris Sinânüddîn'e muîd, yardımcı müderris oldu. Bu vazîfesinden sonra ise müderris olarak değişik yerlerde ve çeşitli medreselerde uzun müddet müderrislik yaptı. En son İznik'teki Süleymân Paşa Medresesinden emekliye ayrıldı. Daha sonra müftülük vazîfesi de verildi. Tefsîr ve fıkıh ilimlerinde büyük ve fazîlet sâhibi bir âlim idi. Ayrıca eserler de yazdı. Sarf ilminde en meşhûr kitaplardan olan Taftazânî kitabının şerhi üzerine bir hâşiye (açıklama) yazmıştır. Fıkıh ilmine dâir bir manzumesi ve çeşitli ilimlere dâir risâleleri vardır.
SPOR
Bilek güreşinde engel tanımıyorlar
Çanakkale Truva Engelli Engelsiz Spor Kulübü sporcuları Ümit Burunlular, Şadime Yıldız ve Cenker ...
GÜNDEM
Darbeciler adliyeye böyle girmiş!
Diyarbakır'da, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında askerlerin zırhlı araçlarla adliye binasına gel...
GÜNDEM
Teröristlere büyük darbe!
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Bitlis'in Tatvan ilçesinde icra edilen operasyonda toplam 15 terör...
SİYASET
FETÖ esnafı da soymuş...
Çorum'da FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, örgüt adına esnaf ve iş ad...
SPOR
Fikret Orman'dan flaş açıklama
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, "2018'de stat gelirini 50 milyon Dolara çıkarma düşüncemiz ...
SPOR
Yargıtay süreci ne zaman başlayacak?
Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, "Tabii ki kamuoyunun önemli bir bölümünü etkileyen bir dav...